Kelimeler arşivi içinde; başında "ılı" olan, toplam 96 adet kelime bulunmaktadır. ılı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ılı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ılı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ILIKLAŞTIRMAK
ILIKLAŞTIRMA
ILIĞIVERMEK, ILICABOĞAZI, ILICAKPINAR
ILIKTIRMAK, ILINDIRMAK, ILIKLAŞMAK, ILICAPINAR, ILIMLAYICI, ILICAKINIK, ILIŞTIRMAK
ILIMANLIK, ILINDIRMA, ILINLANIM, ILIKAYNAK, ILIKLAŞMA, ILIŞTIRMA, ILIŞTIKIŞ, ILICABAŞI, ILIMANNIK, ILIMLILIK, ILIŞLAMAK, ILIKPINAR
ILINLAMA, ILIMLAMA, ILIMIKLI, ILICAKÖY, ILICAKSU, ILICALAR, ILIPINAR, ILISILIK, ILIŞIYIL, ILISULUK, ILICAOBA
ILINCAK, ILITMAK, ILIŞMAK, ILIMBIZ, ILIŞGAN, ILINCAH, ILINGAÇ, ILISUCU, ILINCIK, ILINÇAH, ILINMAK, ILINÇAK, ILIBADA, ILINKAÇ, ILIBIDA, ILIBIDI, ILIFITI, ILIKMAN, ILIDERE, ILIKMAK, ILIGÖZE, ILICALI, ILIKLIK, ILIKÇIL, ILICASU, ILIHMAH
ILINTI, ILIMAK, ILIDAĞ, ILIŞAR, ILICAN, ILIŞIK, ILIŞIL, ILIŞIR, ILICAK, ILIŞMA, ILICAH, ILITMA, ILINMA, ILIMAN, ILIMGI, ILIMLI, ILIMUK, ILIKMA, ILIKÇA, ILINGI, ILINIZ, ILIFIT
ILIKA, ILISU, ILICA, ILIMA
ILIŞ, ILIH, ILIK, ILIÇ, ILIN, ILIM, ILIG, ILIZ
ILI
ILI
Ilık. Korkunç. Sevimsiz: Nedir o adamın ılılığı.
ILINLANIM
Bir üçlü yükselteç çevriminde üst-üşek kafes sığasının etkisini önlemek için bir dengeleyici sığaç kullanma. Elektriksel yük dengesi yitmiş olan bir dizgede dengeyi kurma.
ILICAKPINAR
Balıkesir kenti, Kayapa bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ILICAPINAR
Konya şehri, Taşkent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ILIMANLIK
Ilık (hava için).
ILIĞIVERMEK
Oturmak, ilişmek: Ali ne ayakta durun gel şuraya ılığıver.
ILIKLAŞMAK
Ilık duruma gelmek.
ILIŞTIRMAK
Sıcak suya soğuk veya soğuğa sıcak su katarak ılık duruma getirmek.
ILINDIRMAK
Ilık duruma getirmek.
ILIKTIRMAK
Isındırmak, meylettirmek, rağbet ettirmek.
ILICAKINIK
Bolu şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ILIMLAYICI
Çekinsel tepkirlerdeki ılıncık sayı erkelerini azaltıp, erke üretimini denetlemeye yarayan özdek. Ilıncık yavaşlatmada kullanılan grafit, parafin ya da ağırsu gibi özdekler.
ILIKLAŞTIRMAK
Ilık duruma getirmek, ılıtmak.
ILIKLAŞTIRMA
Ilıklaştırmak işi.
ILINDIRMA
Ilındırmak işi.
ILICABOĞAZI
Balıkesir şehrinde, Göbel bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
ACILILIK
Acılı olma durumu.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACILANMAK
Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.
ABARTMALI
Abartılı.
AÇIM
Açma, açılış, küşat.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.