Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hindi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hindi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hindi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hindi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HİNDİ
Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo). Aptal, şaşkın.
DEMİRHİNDİ
Baklagillerden, odunu oldukça sert olan, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Tamarindus indica). Bu ağacın meyvesi. Demirhindi şerbeti. Pinti, hasis.
DEVRİHİNDİ
Türk müziğinde bir küçük usul.
SEBKİHİNDİ
XVII. yüzyılda divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, hayal oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan süslü bir anlatım biçimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİNDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HİNDİCİ
Hindi yetiştiren ve satan kimse.
ÇAPARİ
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı.
GÜNEĞİK
Hindiba.
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı. Köşe, kenar, uç. Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı. Emzik.
HİNT
Hindistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
KARANFİL
Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi (Dianthus caryophyllus). Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç (Caryophyllus aromaticus). Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu.
JÜT
Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki (Corchorus capsularis). Bu bitkinin liflerinden yapılmış olan dokuma.
GÜLÜK
Hindi. Sebze yetiştirmek için açılan ocak.
GURKLAMAK
Kuluçka olmak. Erkek hindi kubarmak.
CENGEL
Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.
ÇİNGENE
Hindistan'dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bir topluluk, Çingen, Kıpti, Roman. Bu topluluktan olan kimse, Çingen, Kıpti, Roman.
ARABAŞI
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
GURK
Kuluçka. Erkek hindi.
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.
KARAKAVUK
Hindiba.
BUNGALOV
Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.
HALAT
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.
HALİLE
Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki (Terminalia citrina).
KARABAŞ
Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.