Kelimeler arşivi içinde; başında "heykel" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. heykel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu heykel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heykel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HEYKELLEŞTİRMEK
HEYKELLEŞTİRME, HEYKELTIRAŞLIK
HEYKELCİLİK, HEYKELSÜTUN, HEYKELTIRAŞ
HEYKELCİ, HEYKELLİ
HEYKEL
HEYKEL
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.
HEYKELTIRAŞLIK
Heykelcilik.
HEYKELLEŞTİRME
Heykelleştirmek işi veya biçimi.
HEYKELCİ
Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.
HEYKELTIRAŞ
Heykelci.
HEYKELLEŞTİRMEK
Heykel durumuna getirmek.
HEYKELCİLİK
Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.
HEYKELLİ
Heykeli olan.
HEYKELSÜTUN
(Mimarlık) Yunan tapınaklarında ve Uyanış Çağı mimarlık yapıtlarında, sütun üstü kirişlerini taşıyan kadın ya da erkek betili sütun.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEYKEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SFENKS
Yunan mitolojisinde, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilemeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevi yaratık. Mısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel.
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.
OYLUMLAMAK
Resim ve heykelde ögelere oylum duygusu ve biçim vermek. Küçülterek yapmak.
MOBİL
Hareketli, taşınabilir. Parçalar hâlinde yapılmış olup hava hareketleriyle kımıldayan heykel.
BETİ
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
BÜST
Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü. Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü.
BETİSİZ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunmayan (resim veya heykel), nonfigüratif (sanat).
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.
MANKEN
Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
FİGÜR
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi. Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu. Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri.
BETİLİ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.
BİBLO
Çeşitli maddelerden yapılmış olan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası.
KURMACILIK
Resim ve heykelde, eseri geometrik ögeleri ile kurmayı temel alan anlayış, konstrüktivizm.
MODEL
Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.
STATÜ
Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Tüzük. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon. Heykel.
OYLUMLAMA
Oylumlamak işi. Kil, bal mumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri, yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme, taslak yapma, modelaj.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
EROSÇU
Roman, hikâye, heykel, resim vb. sanat eserlerinde aşk konusuna ve cinsel ilişkilere geniş yer veren sanatçı.