Kelimeler arşivi içinde; başında "haya" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. haya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu haya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAYALPERESTLİK
HAYASIZCASINA
HAYALİLEŞMEK
HAYATİYETLİ, HAYALPERVER, HAYALİLEŞME, HAYALPEREST
HAYATAĞACI, HAYASIZLIK, HAYALCİLİK, HAYALLEMEK
HAYAZULCU, HAYATİYET, HAYASIZCA, HAYASIMAK, HAYALLEME, HAYALHANE
HAYATSIZ, HAYALBAZ, HAYATLIK
HAYALET, HAYASIZ, HAYALEN, HAYALCİ, HAYALLİ, HAYALAT, HAYATLI
HAYALİ, HAYATI, HAYATİ
HAYA
Er bezi.
HAYAZULCU
Hırsız.
HAYATİYETLİ
Yaşama gücüyle dolu, canlı.
HAYALİLEŞMEK
Hayali bir duruma gelmek.
HAYASIMAK
Pişmekte olan yemeğin ateşi yavaşladığından kaynaması durarak tadı ve rengi bozulmak: Ocağı yak yemek hayasır.
HAYALLEMEK
Hayal etmek.
HAYASIZLIK
Utanmazlık, sıkılmazlık.
HAYATAĞACI
Soyağacı. Beyinciğin kesitinde dıştaki boz madde bölümüne yayılarak dallanma gösteren ak maddenin oluşturduğu ağaç biçimi. Binaların dış cephelerine işlenen ve uzun ömürlü olması dileğini simgeleyen özel ağaç motifi.
HAYALİLEŞME
Hayalileşmek durumu.
HAYALPEREST
Hayalci.
HAYATİYET
Yaşama gücü, canlılık.
HAYALPERESTLİK
Hayalcilik.
HAYASIZCA
Hayâsıza yakışan. (haya:sı'zca) Hayâsız olarak, hayâsız bir biçimde, hayâsızcasına.
HAYASIZCASINA
Hayâsızca.
HAYALCİLİK
Hayalci olma durumu, hayalperestlik, hayalperverlik. Hayalcinin yaptığı iş.
HAYALPERVER
Hayalci.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
BERHAYAT
Hayatta olan, canlı, yaşayan (kimse).
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
BEYAN
Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.
BENCİLİK
Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
BİYOKATALİZÖR
Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
BALAYI
Evlilik hayatının ilk ayı veya ilk günleri.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
BİYOGRAF
Hayat hikâyesi yazarı.
BİTNİK
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
BAYINDIR
Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
BAŞLANGIÇ
Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.