HARI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "harı" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. harı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu harı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde harı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HARINLAŞMAK, HARISLANMAK, HARIKALAMAK

10 harfli kelimeler

HARINLAMAK, HARINLAMAĞ, HARINNAMAK, HARILANMAK, HARILDAMAK

9 harfli kelimeler

HARILANMA, HARILDAMA

8 harfli kelimeler

HARINLIK, HARIMSIZ, HARIMLIK, HARINSIZ, HARILDAK, HARISTAK

7 harfli kelimeler

HARILTI, HARILMA, HARISLİ

6 harfli kelimeler

HARIYA

5 harfli kelimeler

HARIS, HARIZ, HARIN, HARIM, HARIL, HARIK, HARIH, HARIĞ, HARIF

Bazı kelimelerin anlamları

HARI

Köye yakın yerde bulunan sulak tarla.

HARILDAMAK

Gürültüyle ve sürekli olarak akmak. Yanmak. Çalışmak.

HARILDAK

Tahtadan yapılan bir çeşit oyuncak. Harıltı ile akan su, çağlayan. Ses çıkararak nefes alan kişi.

HARILDAMA

Harıldamak işi.

HARINLAMAK

At nefes nefese kalmak, iyice yorulmak.

HARINLIK

Bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden hayvan. İsteksizlik.

HARISLANMAK

Haris olmak. Arapça kökenli hârıs: kıskanmak.

HARIKALAMAK

Ovalamak: Şu çamaşırları harıkalayıver.

HARIMSIZ

Obur.

HARILANMA

Harılanmak durumu.

HARIMLIK

Bahçe, sebze ya da meyve bahçesi.

HARINSIZ

Obur.

HARILANMAK

Hayvan huysuzlanmak, huysuzluk etmek.

HARINNAMAK

İşe alışamamak, işe yüzü olmamak.

HARINLAMAĞ

Fenalığa sapmak.

HARINLAŞMAK

Güçten kuvvetten düşmek.

  -   -   -  

Anlamında HARI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÜZLEMEK

Sonbaharı bir yerde geçirmek.

BASIÖLÇER

Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. Akışkanların basıncını ölçen araç.

NEVRUZ

Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün. Nevruz otu. Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi.

VAPUR

Su buharı gücüyle çalışan gemi.

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

PARAFİN

Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon, alkan.

HARILTI

Harıldama sırasında çıkan sesin adı.

KAR

Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.

YOĞUNLAŞMA

Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.

ETERLEMEK

Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.

RADYATÖR

Hava, su veya buharı ısıtmak veya soğutmak suretiyle meydana gelen sıcaklığı veya soğukluğu yayan, böylece ısıtma ve soğutmada kullanılan cihaz. Bağlı bulunduğu motordaki ısı derecesinin yükselmesini önleyen soğutucu.

BUHARLI

Buharı olan. Buhar gücü ile çalışan.

YAĞIŞ

Yağma işi. Yağan yağmur ya da kar miktarı. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağmur.

YAĞMUR

Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

KAYNAMA

Kaynamak işi. Boya filminde hava veya solvent buharının kabarcık durumunda bulunması.

SIVINDIRMAK

Bir gazın veya buharın sıcaklık derecesini düşürmek, basıncını artırmak yoluyla onu sıvı durumuna getirmek.

BUĞU

Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.

KALORİFER

Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak havayı, su veya buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan araç veya tesisat. Radyatör.

NEM

Havada bulunan su buharı. Hafif ıslaklık, rutubet.

HARLAK

Harıltı ile akan su, çağlayan.