Kelimeler arşivi içinde; başında "harma" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. harma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu harma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde harma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HARMANCIKDEMİRCİ
HARMANYUVARLAĞI, HARMANCIKAKALAN
HARMANPERGELİ
HARMANLATMAK, HARMANLAŞMAK, HARMANLANMAK
HARMANGERİŞ, HARMANPINAR, HARMANLATMA, HARMANLANMA, HARMANLAMAK, HARMANDÖVEN, HARMANDÖĞEN, HARMANÇELİK, HARMANAĞILI, HARMANÇALIH, HARMANCILIK, HARMANALANI
HARMANALAN, HARMANÖREN, HARMANARDI, HARMANATLI, HARMANLAMA, HARMANKAYA, HARMANTEPE, HARMANYAZI, HARMANDÜZÜ, HARMANDALI
HARMANKÖY, HARMANCIK, HARMANPİŞ, HARMANBİŞ, HARMANLAR, HARMANLIK, HARMANDAL, HARMANÖZÜ
HARMANDA, HARMANLI, HARMANCI
HARMANİ
HARMAN
HARMA
HARMA
Eski yapılarda kırılmak üzere olan çatı ağaçlarının altına vurulacak direğe başlık olarak konulan parça, destek.
HARMANYUVARLAĞI
Harman yerini düzlemekte kullanılan, loğ'a benzer, iki yan yüzündeki çukurlara geçirilen bir çatal ağaç yardımıyla hayvanla çekilen büyük taş. (Kırklareli).
HARMANCIKAKALAN
Bursa şehrinde, Harmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HARMANLANMA
Harmanlanmak işi.
HARMANLAŞMAK
Ayın çevresinde ağıl meydana gelmek. Eşyayı kırıp dökmek, dağıtmak. Havada dağılmak.
HARMANLAMAK
Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.
HARMANCIKDEMİRCİ
Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HARMANGERİŞ
Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
HARMANPINAR
Kırşehir ili, Çiçekdağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya ilinde, Bozkır ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
HARMANLANMAK
Tütün, çay, içki vb.nin birkaç çeşidi birbirine katılıp karıştırılmak. Ay çevresinde ağıl oluşmak.
HARMANLATMAK
Harman yaptırmak.
HARMANÇELİK
Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka.
HARMANDÖĞEN
Iğdır şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HARMANDÖVEN
Bitlis kenti, Sağınlı bucağına bağlı bir yer.
HARMANLATMA
Harmanlatmak işi.
HARMANPERGELİ
Harman toplamağa yarayan kızak. (İnönü Eskişehir).
Bu bölümde tanımı içerisinde HARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜVEN
Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
DÜVENCİ
Harman zamanı düven sürmek için tutulan çocuk. Düven yapan ya da satan kişi.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
DEMETÇİ
Demet yapan kimse. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse.
HARMANCILIK
Harmancının yaptığı iş.
HARMANCI
Harman işi ile uğraşan (kimse).
SAMAN
Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
HARMANLAMA
Harmanlamak işi.
DÖŞEK
Yatak. Dövülmek üzere harman yerine serilen ekin sapları. Gemi gövdesinde, su basıncı, çarpma, karaya oturma vb. durumlarda darbeleri karşılayabilecek, yük ve makinelerin ağırlığına dayanabilecek dirençteki yapı gereci.
DİRGEN
Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
SIYIRGA
Harmanda sap toplamaya veya damlardan karı küremeye yarayan araç. Kar küremekte kullanılan büyük kürek.
HAR
"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.
AKKUYRUK
Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir tür çay.
HARMANLIK
Harman için gerekli eşya. Harman yeri.
EKİN
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.
GELBERİ
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
ÇEKBERİ
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi.