HAKLAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "haklar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. haklar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu haklar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haklar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HAKLAR

hukuk (karş. töre).

  -   -   -  

Anlamında HAKLAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAKLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EŞİTLİK

İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

BİREYCİ

Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

KISIT

Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.

ALACAKLANDIRICI

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.

FEMİNİZM

Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.

SENDİK

Bir birliğin, ortaklığın veya alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kimse.

EZİLMİŞ

Ezik duruma gelmiş. Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış.

KAPİTÜLASYON

Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

HUKUK

Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

RUM

Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse. Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk. Anadolu.

DAĞILMA

Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

EŞİT

Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

ERGİN

Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.

SAVCI

Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

MÜDAFİ

Savunucu. Bir davada, davacı veya davalının haklarını savunan kimse.

KONSOLOS

Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.