Kelimeler arşivi içinde; başında "hafta" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. hafta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hafta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hafta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAFTALIĞINA
HAFTALAMAK, HAFTALARCA, HAFTALIKÇI, HAFTALIKLI
HAFTALIK, HAFTAMAL
HAFTAYA
HAFTA
HAFTA
Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.
HAFTALIKLI
Ücretini haftadan haftaya alan (kimse).
HAFTALARCA
Uzun süre.
HAFTALIKÇI
Ücretini haftadan haftaya alan kimse.
HAFTAYA
Gelecek hafta.
HAFTALAMAK
Baskı yapmak.
HAFTALIK
Haftada bir ödenen para. Haftada bir kez yayımlanan. Haftada bir kez yapılan. Herhangi bir hafta süren.
HAFTALIĞINA
Bir hafta için.
HAFTAMAL
İlkbaharda kısa bir süre akan pınar.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAFTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERGİLER
Günlük olmayıp belirli zaman aralıkları ile (aylık, haftalık gibi) yayımlanan basılmış süreli yayınlar.
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık.
ÇEVKEL
Öğendirenin alt ucundaki demir sıyırgı. Çekişerek pazarlık eden kişi. Kolay ayıklanamayan ceviz: Geçen hafta aldığım ceviz çok çevkelmiş.
DEVLİKİ
Gün, hafta, ay, yıl gibi zamanların bir sonrakini anlatmak için kullanılır, ertesi.
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci). İzin almadan. Bu cezanın adı.
DEVLESİ
Gün, hafta, ay, yıl gibi zamanların bir sonrakini anlatmak için kullanılır, ertesi.
TİFO
Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı, karahumma.
DEVRİSİ
Bir sonraki, ertesi (gün, hafta, ay, yıl).
AĞACALIK
Bir iş yapana ücretinden başka verilen şey, para. Çobanların, hizmetkârların pazarlıklı hizmet sürelerini doldurduktan sonra, bedava olarak çalıştıkları birkaç haftalık zaman. Gelinin erkek kardeşine oğlan evi tarafından yapılan elbise.
ALADI
Acele, ivedi, çabuk: Çok aladı işim var. İlk ürün: Ahmet ağa aladı kaldırmış. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi: Bizim böcekler aladıda.
DEVLİKESİ
Gün, hafta, ay, yıl gibi zamanların bir sonrakini anlatmak için kullanılır, ertesi.
DEVLİSİ
Gün, hafta, ay, yıl gibi zamanların bir sonrakini anlatmak için kullanılır, ertesi.
GEÇEN
Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).
DEVİRSİ
Gün, hafta, ay, yıl gibi zamanların bir sonrakini anlatmak için kullanılır, ertesi.
YILLIK
Bir yıl için, senelik, senevi. Bir yılda verilen ücret. Yılda bir yapılan. Bir yıl içinde olan. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname.
CEMRE
Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
CİVCİVLİK
Sekiz on haftalık oluncaya kadar civcivlerin bakımına ayrılan kümes.
ERTESİ
Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası.
PROGRAM
İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.