Kelimeler arşivi içinde; başında "hab" olan, toplam 87 adet kelime bulunmaktadır. hab ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hab ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HABERLEŞEBİLMEK
HABERLEŞTİRMEK, HABRONEMATİDAE, HABERLEŞEBİLME
HABERLEŞİLMEK, HABERLEŞTİRME
HABRONEMOZİS, HABERLEŞİLME
HABERLEŞMEK, HABERDARLIK, HABERSİZLİK, HABARBÖCÜCÜ
HABESLEYİN, HABALBİLİK, HABİBUŞAĞI, HABBARABER, HABERLEŞME, HABERCİLİK, HABERLİLİK, HABERSİZCE, HABAYASTIK
HABRONEMA, HABİPFAKI, HABETMEYH, HABENNEKA
HABERDAR, HABERLER, HABENULA, HABİREHA, HABİLLER, HABİPLER, HABERLİK, HABİRMAN, HABİSLİK, HABERSİZ, HABİBLER, HABANERA
HABERLİ, HABIRHA, HABEŞLİ, HABEZAN, HABERCİ, HABİLLİ, HABBASİ, HABBANE, HABİTAT, HABİTUS, HABAZAN, HABİTÜS, HABNAME, HABASET, HABARAN, HABAKAN
HABURA, HABITA, HABULE, HABİBİ, HABİRE, HABİCE, HABANE, HABEŞİ, HABENE, HABENA, HABELA, HABAZA, HABBUK, HABBAB, HABBAP, HABBAN, HABBAK
HABIÇ, HABAN, HABAR, HABAZ, HABBA, HABİS, HABBE, HABİP, HABER, HABEŞ, HABIZ, HABIK
HABE, HABS, HABU, HABA
HAB
HAB
Uyku.
HABERLEŞEBİLMEK
Haberleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HABERLEŞTİRMEK
Haberleşme işini yaptırmak.
HABERDARLIK
Haberdar olma durumu.
HABİBUŞAĞI
Elâzığ şehrinde, Kuşsarayı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HABERSİZLİK
Habersiz olma durumu, bihaberlik.
HABRONEMATİDAE
Draschia ve Habronema cinslerini içeren, erişkinleri atların midesinde parazitlenen, larvaları deri habronemozisine neden olan nematod ailesi.
HABRONEMOZİS
Habronema türleri ve Draschia türlerinin mide, deri ve akciğerde oluşturduğu hastalık.
HABERLEŞMEK
Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek.
HABERLEŞTİRME
Haberleştirmek işi.
HABESLEYİN
Ansızın, haberi olmadan, birden.
HABERLEŞİLMEK
Haberleşme işi yapılmak.
HABALBİLİK
Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot.
HABERLEŞEBİLME
Haberleşebilmek işi.
HABERLEŞİLME
Haberleşilmek işi.
HABARBÖCÜCÜ
Siyah üzerine mavi benekli, beyaz kanatlı bir çeşit böcek.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLGİLİ
Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.
ÇIĞIRTKAN
Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.
BELLETEN
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi.
ÇALKANMAK
Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.
BAĞIRTMAK
Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
BİHABER
Habersiz. Habersiz bir biçimde.
ASPARAGAS
Şişirme haber.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
BOŞ
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
ÇAV
Ses, ün, haber. At, eşek vb. hayvanların erkeklik organı.
BİLGİLENDİRMEK
Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek.
BİLDİRMEK
Herhangi bir şeyi haber vermek. Anlatmak, ifade etmek. Herhangi bir konuda bilgi vermek.
BONJUR
Günaydın, merhaba. Uzun siyah ceketle, çizgili pantolondan oluşan erkek giysisi.
ASHAP
Sahipler. Sahabe.
BİLDİRİLMEK
Bildirme işine konu olmak, duyurulmak, haber verilmek.