Kelimeler arşivi içinde; başında "gözen" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. gözen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gözen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gözen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖZENEKSİZLİK
GÖZENEKLİLİK, GÖZENEKÖLÇER
GÖZENEKSİZ
GÖZENEKLİ
GÖZENERK, GÖZENMEK
GÖZENDE, GÖZENEK, GÖZENTE, GÖZENTİ
GÖZENE, GÖZENİ, GÖZENÜ
GÖZEN
GÖZEN
Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Sulak yer. Kiler. Pınar: Bugün gözen ayıkladık. Keler, bir çeşit kertenkele. Sevimli, hoşa giden. Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GÖZENTE
Halk dilinde Konjunktivitis.
GÖZENİ
Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Levha. Göz çapağı.
GÖZENEKLİ
Gözeneği olan.
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
GÖZENEKÖLÇER
Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.
GÖZENEKSİZLİK
Gözeneksiz olma durumu.
GÖZENERK
Raf, dolap ya da duvarlarda oyularak yapılan eşya koyacak delik.
GÖZENEKLİLİK
Gözenekli olma durumu.
GÖZENMEK
Yırtık ve delik örülerek kapatılmak.
GÖZENEKSİZ
Gözeneği olmayan.
GÖZENTİ
Karasevda denilen akıl hastalığı.
GÖZENE
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.
GÖZENÜ
Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse.
GÖZENDE
Sığırlarda olan bir çeşit hastalık.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MESAME
Gözenek.
DEPOLARİZÖR
Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.
PONZA
Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı.
SIZMAK
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.
MESAMAT
Gözenekler.
ELEKTRODİYALİZ
Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.
GÜMEÇ
Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri.
KARACEVİZ
Odunu iri gözenekli, belirsiz yılhalkalı, kırmızı kahverengi olan, en çok kaplama üretiminde kullanılan ceviz türü.
GUGUL
Ot bağlamaya yarayan küçük bağ. Tomurcuk. Ekmek. Dürülmüş yağlı ekmek. Barabot denilen balık ağı torbasının tepesine konan işaret mantarı. Balık ağının en çok balık toplanan sık gözenekli yeri. Yığılmış iş. "Zibilinen gugulunan urğaşacahsan.". Bir cins tuzlu lokum.
TERLEME
Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.
ÇALHAR
İri gözenekli kalbur. Poyraz yeli.
AJUR
Delikli örgü, gözenek.
SÜNGERSİ
Sünger gibi gözenekleri olan, süngere benzeyen, süngerimsi.
TER
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.
GÖZLÜK
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
GON
Kavun. Gön, tabaklanmış deri. Yaş büyükbaş hayvan derisi, karşılığı gön. Gön. Soba. (Saraycık Bozüyük Bilecik). meydana gelen ve eşeylik gözelerine değişen 4 oğul gözenin herbiri.
TÜF
Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.