Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gömülü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gömülü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gömülü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gömülü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖMÜLÜ
GÖMÜLÜ
Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖMÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAFATASSIZLAR
Çok hücrelilerin (Metazoa), ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, kordalılar (Chordata) alt filumunun bir dalı. Saydam, ince, uzun, balık biçiminde vücutlu, ön ve art ucu sivri olan, belirli bir baş bölgeleri bulunmayan, deri örtüsü tek katlı olan, kordaları bütün hayatları boyunca bulunan ve destek sağlayan, sırt sinir borusu sinir sistemini oluşturan, solungaç yarıkları dar ve uzun olan, yürekleri bulunmayan, ayrı eşeyli, ılık ve sıcak denizlerde kısmen kuma gömülü olarak yaşayan, batrak (Amphioxus lanceolatum) türü iyi bilinen bir dal. Cephalochorda. (Acrania, anlamdaş. Cephalochorda),türü iyi bilinir.
GÖMÜLÜVERME
Gömülüvermek işi.
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HÖYÜK
Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe. Toprak yığını, küçük tepe.
GÖMÜK
Gömülmüş olan, gömülü.
DÜŞTÜ
Cenaze gömülürken kadınların tarlalardan topladıkları taşları ağlayarak bir kenara yığmaları.
YUMRU
Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata).
ENDELİS
Bir çeşit fidan elde etme biçimi (gül, limon ve benzerleri ağaçların dallarından biri ortasından toprağa gömülür, kök tuttuktan sonra kesilerek ağaçtan ayrılır).
MEKNUZ
Gömülü, saklı.
MEZAR
Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.
KURŞ
Çürük; ezilmiş. Taş yığını; toprağa gömülü büyük taş.
FASFAS
Kaba yumuşak bir cisme basıldığında çıkan ses: Odayı Isparta halıları ile döşemiş, basdıkça ayaklar fasfas gömülüyor. Birdenbire kabarmayı anlatır.
FİCEH
Mâni söyleyerek fala bakmada kızların kendilerine, göre tayin ettikleri bir işaret; yüzük, anahtar ve benzerleri Bir kovanın içine bunlar konur, kova eski hesaba güre 7 Temmuzdan bir hafta önce bir gül ağacı altına gömülür. 7 temmuz sabahı çiçekler toplanarak kovanın üstüne konur. Anası babası sağ olan ve ilk evlat bulunan bir kız ilk olarak şunu söyler; ficeh ficeh fil olur içi doli gül olur ficege gelen gızın dileği gabul olur sonra kovayı açar, başka manilerle ficehleri çıkarır.
METFUN
Gömülmüş olan, gömülü.
LİNGULA
Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) sınıfından, Sillur Devri'nden (500 milyon yıl önce) bugüne kadar hiç değişmeden kalmış Filipin adaları yakınlarında kuma gömülü borular hâlinde yaşayan, 3-5 cm uzunluğunda kabuklu, uzun saplı türleri olan bir cins. Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) sınıfından, 3-5 cm uzunluğunda, kabuklu ve uzun saplı türleri olan bir cins. Dilcik, küçük dil. (Lingula) Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) sınıfındanbir yumuşakçamsı cinsi. Sillur devrinden bugüne kadar hiç değişmeden kalmıştır (500 miyon yıl öncedenberi). Sapları uzundur. Kuma gömülü borular halinde yaşarlar. Kabuk 3-5 cm uzunluğundadır. Filipin adaları yakınlarında yaşar.
KAKMANLI
Tarlalarda toprağın içine gömülü taşlar : Bugün tarladaki bir kakmanlı sabanın demirini kırdı.
ANTIK
Kül içinde gömülü ateş.
HAZİNE
Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
KOYAH
Dağa doğru gömülüp giden dar vadi.