Kelimeler arşivi içinde; başında "gort" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. gort ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gort ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gort olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GORTLANGOZ
GORTTAVUK
GORTLAN, GORTULU
GORTAR, GORTUK, GORTUL
GORT
GORT
Ekilip sürülmemiş toprak. Çimenlik.
GORTLANGOZ
Salyangoz.
GORTUL
Patates.
GORTULU
Kortulu (köy).
GORTUK
Taşlı ya da bayır yer.
GORTAR
Kol kanat.
GORTTAVUK
Kuluçkaya yatmış kümes hayvanı.
GORTLAN
Kayalardaki küçük oyuklar.
Bu bölümde tanımı içerisinde GORT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİGORTALILIK
Sigortalı olma durumu.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
SİGORTALAMAK
Sigorta yapmak. Bir şeyi güven altına almak.
SİGORTALANMAK
Sigortalama işi yapılmak.
SİF
İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu.
SİGORTALAMA
Sigortalamak işi.
SİGORTACILIK
Sigortacının işi.
SİGORTASIZLIK
Sigortasız olma durumu.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
REASÜRANS
İkili sigorta.
SİGORTALI
Sigorta edilmiş. Güven altına alınmış, sağlama bağlanmış. Sosyal sigorta kapsamına alınmış işçi.
KASKO
Taşıtların uğrayacakları kazadan doğacak zararların tamamının karşılanması için yapılmış olan sigorta türü.
SİGORTACI
Belirli bir prim karşılığında, sigortalıya veya bir tazminattan yararlanacağı belirtilmiş olan kimseye, zarara uğraması durumunda belli bir para veya gelir ödemeyi üstlenen kimse.
SİGORTALANMA
Sigortalanmak işi.
POLİÇE
Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. Sigorta senedi.
SİGORTASIZ
Sigorta edilmemiş. Güvence altına alınmamış, sağlama bağlanmamış. Sosyal sigorta kapsamına alınmamış işçi.
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.