Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gevel" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gevel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gevel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gevel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GEVEL
GEVEL
Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Ağızlık. Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set. Kaval.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEVEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇELİŞTİRMEK
Çelişme işini yaptırmak. Gevelemek.
GEVELMEK
Kurumak: Ayakkaplarım gevelmiş de ayağımı sıkıyor.
ŞAPILDAK
1.Sözü ağzında geveleyen. 2.Geveze. Mısır sapından yapılıp, şap şap ses çıkaran çocuk oyuncağı. Şakağa takılan süs eşyası. Çok konuşan, geveze.
KEVSELEMEK
Çiğner gibi yapmak, gevelemek.
GEVELEYİVERMEK
Çabucak gevelemek.
SADALAMAK
Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Bir sözü sık sık yinelemek. Yazıyı güçlükle okumak, kekelemek. Görmeyi çok istediği kimsenin birdenbire adını anmak. Kötü söz ya da haber karşısında birdenbire dengesi bozulmak, sendelemek. İvmemek, ağırdan almak. Duyduğu sözü orada burada söylemek, yaymak. Bir sözü yinelemek. Sayıklamak. Kararsızlık göstermek. Oyalamak, ağırdan almak. Şaşırmak: Beni görünce sadaladı.
ÖVELEMEK
İki parçayı avucun içinde birbirine sürte sürte ovmak: Çamaşırın kirli yerlerini iyice övele. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. Hamuru topak yapmak için yuvarlamak. Hamuru özleştirmek için iyice yoğurmak. Karnı elle ovmak. Suçluyu cezalandırmak. Ufalamak, parçalamak. Sözleri anlaşılmaz biçimde söylemek, gevelemek. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların üreme organları bölgesindeki kılları kesmek. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, tanelemek.
GÖELEMEK
Ağızda bir şeyi gevelemek, yutamamak: Ağzına alıp eppeği göeleme.
IKILAMAK
Yorgunluktan, hastalıktan ya da sıkıntıdan sık sık nefes almak, inlemek. Söz vermek: Geçen günkü işe Ahmet ıkıladı. Sözü ağzında gevelemek. Canı çekmek, imrenmek.
MEZEME
Yemekte mızmızlık eden, yiyeceği ağzında geveleyen (çocuk).
SADILAMAK
Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Duraksamak, kararsızlık göstermek: Ne sadılayıp duruyorsun, ne söyleyeceksen söyleyiver. İncelemek, araştırmak. İmgelemek, gözönüne getirmek. Bir sözü yinelemek.
GEVELEME
Gevelemek işi.
GEVELEYİŞ
Geveleme işi.
GEVELCİN
Katı, sert: Bu sefer un iriymiş ekmeği gevelcin oluyor.
GEVELEYİVERME
Geveleyivermek işi.