GELİŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "geliş" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. geliş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu geliş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde geliş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GELİŞTİRİLEBİLMEK

16 harfli kelimeler

GELİŞTİRİLEBİLME

15 harfli kelimeler

GELİŞTİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

GELİŞTİREBİLME

13 harfli kelimeler

GELİŞTİRİLMEK

12 harfli kelimeler

GELİŞTİRİLME, GELİŞİVERMEK, GELİŞİMCİLİK, GELİŞEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GELİŞTİRİCİ, GELİŞTİRMEK, GELİŞİGÜZEL, GELİŞTİRMEN, GELİŞİVERME, GELİŞEBİLME, GELİŞMİŞLİK, GELİŞKİNLİK

10 harfli kelimeler

GELİŞTİRME, GELİŞTİRİM, GELİŞÜYHLÜ

9 harfli kelimeler

GELİŞTENİ, GELİŞİMCİ, GELİŞİKLİ, GELİŞATLI

8 harfli kelimeler

GELİŞMEK, GELİŞMİŞ, GELİŞKİN, GELİŞGİN

7 harfli kelimeler

GELİŞLİ, GELİŞME, GELİŞKİ, GELİŞİM, GELİŞEN, GELİŞAT

5 harfli kelimeler

GELİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

GELİŞ

Gelme işi.

GELİŞİVERME

Gelişivermek durumu.

GELİŞTİRİLEBİLME

Geliştirilebilmek işi.

GELİŞTİRMEK

Gelişmesini sağlamak, gelişmesine yol açmak.

GELİŞEBİLMEK

Gelişme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GELİŞİVERMEK

Çabucak veya ansızın gelişmek.

GELİŞTİRİLME

Geliştirilmek işi.

GELİŞTİRİLMEK

Geliştirme işi yapılmak.

GELİŞEBİLME

Gelişebilmek durumu.

GELİŞTİREBİLMEK

Geliştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GELİŞTİRİCİ

Mayayı harekete geçirmek ve şişirmeyi artırmak için una katılan nişasta ve tuz karışımı (fosfatlar). Karoten nedeniyle oluşan rengi ağartma veya maskelemek için una, katılan, beyazlatıcı veya renk giderici (persülfatlar gibi) tepkenler.

GELİŞTİRİLEBİLMEK

Geliştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GELİŞİGÜZEL

Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.

GELİŞİMCİLİK

Gelişimci olma durumu.

GELİŞTİREBİLME

Geliştirebilmek işi.

GELİŞTİRMEN

Güreşçiyi soluklu, dayanıklı kılmak ve onun gücünü artırmak için yapılacak işleri hazırlık döneminde öğreten kişi. Bayındırlık etkinliklerinde özel kesimin ve özel girişimciliğin önemli payı olan ülkelerde, kentlerin yenilenmesi tasarlanan özeklerinde ya da gelişme alanlarında, yapı iyeleriyle kent yönetimi arasındaki ilişkilere aracılık eden, yerbölümleri, her türlü altyapısını hazırlayarak yapı yapmaya elverişli duruma getiren kimse.

  -   -   -  

Anlamında GELİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GELİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKIM

Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

BAYINDIR

Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

BAŞKONAKÇI

Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.

AKKARINCALAR

Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.

BELİTLEME

Belitlemek işi. Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi.

AZMAN

Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.

ATILIMCI

Durumunu geliştirme gücü gösteren, atılım yapan, hamleci.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ATLETİK

Vücudu gelişmiş, biçimli, atlet gibi. Atletleri ilgilendiren.

AYRIMLAMA

Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşmaların son biçimini aldığı aşama.

BARINMAK

Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.

AYRIM

Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ATLETİZM

Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

AHMAKLIK

Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

APTAL

Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.