GELİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "geli" olan, toplam 160 adet kelime bulunmaktadır. geli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu geli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde geli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GELİŞTİRİLEBİLMEK

16 harfli kelimeler

GELİŞTİRİLEBİLME

15 harfli kelimeler

GELİŞTİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

GELİNCİKGİLLER, GELİPDURUPATIR, GELİŞTİREBİLME

13 harfli kelimeler

GELİNGÜLDÜREN, GELİNLİKÇİLİK, GELİŞTİRİLMEK

12 harfli kelimeler

GELİBATIRMAK, GELİNBANNAĞI, GELİNBARMAĞI, GELİNCİKLEME, GELİNDASTARI, GELİNKİRPİĞİ, GELİNKÖYNEĞİ, GELİNÖLDÜREN, GELİNPARMAĞI, GELİNTIRNAĞI, GELİŞEBİLMEK, GELİŞİMCİLİK, GELİŞİVERMEK, GELİŞTİRİLME, GELİVERİNMEK

11 harfli kelimeler

GELİKGELMEK, GELİNARMUTU, GELİNBÖCEĞİ, GELİNBUĞDAY, GELİNCİĞERİ, GELİNCİKDEN, GELİNELMASI, GELİNERTESİ, GELİNFENERİ, GELİNKUŞAĞI, GELİNPERTEK, GELİNYANAĞI, GELİNYEMİŞİ, GELİRSİZLİK, GELİŞEBİLME, GELİŞİGÜZEL, GELİŞİVERME, GELİŞKİNLİK, GELİŞMİŞLİK, GELİŞTİRİCİ, GELİŞTİRMEK, GELİŞTİRMEN, GELİYAMAMAK, GELİYORUMAK

10 harfli kelimeler

GELİÇLEMEK, GELİNALICI, GELİNBOĞAN, GELİNGADUN, GELİNGÜLLÜ, GELİNKADIN, GELİNKIZCI, GELİNLİKÇİ, GELİNPINAR, GELİNTARLA, GELİPBATIR, GELİRLİLİK, GELİŞTİRİM, GELİŞTİRME, GELİŞÜYHLÜ, GELİVERMEK, GELİVİYMEK

9 harfli kelimeler

GELİBAKAN, GELİDOĞRU, GELİNABBA, GELİNABLA, GELİNALAN, GELİNBABA, GELİNBACI, GELİNBACİ, GELİNBUDU, GELİNCÜYH, GELİNDERE, GELİNDİLİ, GELİNGITI, GELİNGÖRE, GELİNGÜLÜ, GELİNKAŞI, GELİNKAYA, GELİNKITI, GELİNMUMU, GELİNNİYH, GELİNÖREN, GELİNSAÇI, GELİNSIRA, GELİNSİNİ, GELİNTACI, GELİNTAŞI, GELİNTEPE, GELİŞATLI, GELİŞİKLİ, GELİŞİMCİ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

GELİBOLU, GELİNABA, GELİNALI, GELİNALİ, GELİNANA, GELİNATI, GELİNCEK, GELİNCİK, GELİNCUK, GELİNCÜK, GELİNDEŞ, GELİNELİ, GELİNGIZ, GELİNGÖR, GELİNKIZ, GELİNLIH, GELİNLİK, GELİNMEK, GELİNNİK, GELİNÖNÜ, GELİNÖZÜ, GELİRSİZ, GELİSENE, GELİŞGİN, GELİŞKİN, GELİŞMEK, GELİŞMİŞ

7 harfli kelimeler

GELİBBA, GELİCEK, GELİHEN, GELİKSU, GELİNCE, GELİNCİ, GELİNÇE, GELİNÇİ, GELİNGE, GELİNME, GELİNTİ, GELİNYE, GELİPBA, GELİRCİ, GELİRLİ, GELİSER, GELİŞAT, GELİŞEN, GELİŞİM, GELİŞKİ, GELİŞLİ, GELİŞME

6 harfli kelimeler

GELİBA, GELİBE, GELİYA

5 harfli kelimeler

GELİÇ, GELİF, GELİG, GELİK, GELİM, GELİN, GELİP, GELİR, GELİS, GELİŞ

4 harfli kelimeler

GELİ

Bazı kelimelerin anlamları

GELİ

Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

GELİŞTİRİLMEK

Geliştirme işi yapılmak.

GELİPDURUPATIR

Gelip durmak.

GELİNGÜLDÜREN

Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç.

GELİNLİKÇİLİK

Gelinlikçinin yaptığı iş.

GELİNCİKLEME

Heyecandan ileri gelen bir çeşit sinir hastalığı.

GELİNBARMAĞI

Parmak ucu biçiminde üzüm. İlkbaharda yetişen ıspanakgillerden bir çeşit ot. Bir çeşit uzun fındık. Çürümüş ağaç köklerinde büyüyen bir mantar. Tarlada ekinle beraber yetişen bir ot. Havuç. Bir çeşit pancar.

GELİNCİKGİLLER

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, gelincik, haşhaş, kırlangıç otu ve benzerleri bitkileri içine alan familya. Yaprakları almaşlı, genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili, taç ve çanak yaprakları gösterişli, erkek organları çok sayıda ve bir ya da birkaç sıra dizili, meyveleri kapsül, lomentum ya da ince uzun kapsül şeklinde olan, bir ya da çok yıllık, otsu, çalmışı bazen de ağaçsı türleri olan, dünyada 28 cins ve 250 kadar türle, ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen bir familya.

GELİŞTİREBİLME

Geliştirebilmek işi.

GELİŞTİRİLEBİLMEK

Geliştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GELİNBANNAĞI

Parmak ucu biçiminde üzüm.

GELİNDASTARI

Gökkuşağı.

GELİŞTİREBİLMEK

Geliştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GELİBATIRMAK

Gelmek: Kız Fatma nerden gelibatırsın ?.

GELİNKİRPİĞİ

Kasımpatı.

GELİŞTİRİLEBİLME

Geliştirilebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında GELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ARŞİVCİ

Belgelikçi.

AHMAKLIK

Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

ALTIPARMAK

Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.

AĞIRLAMA

Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.

ARDIL

Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

ALIŞILMAK

Bir şeye alışmış duruma gelinmek.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AKKARINCALAR

Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.

APTAL

Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.

ARPALIK

Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ARŞİV

Belgelik.