Sonu GECİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gecik" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gecik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gecik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gecik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GECİK

Dizkapağı. Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Uyuz hastalığı.

GEZGECİK

İki yaşında ki dişi keçi.

KELPENGECİK

Delikanlı, genç insan : Sen daha kelpengeciksin.

BÖGECİK

Karaman kenti, Ayrancı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında GECİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GECİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SÜRÜNCEME

Bir işin sonuçlanıncaya kadar boş yere uğradığı gecikmelerin tümü.

GECİKME

Gecikmek işi, teehhür, rötar.

HELE

Özellikle. "Sonunda" anlamıyla geciken davranışları bildirmek için kullanılan bir söz. Uyarma, korkutma veya söz verme anlatan bir söz.

RÖTAR

Gecikme.

GECİKİLMEK

Gecikme işi yapılmak.

TEDAHÜL

Birbirinin içine girme. Ödemede gecikme. Yığılıp kalma, birikme.

TEEHHÜR

Gecikme.

TAVİK

Geciktirme, tehir. Alıkoyma.

TEHİRLİ

Geciktirilmiş. Gecikmeli, rötarlı. Gecikmiş bir biçimde. Ertelenmiş.

TEHİR

Sonraya bırakma, erteleme. Geciktirme.

GECİKTİRİLME

Geciktirilmek işi.

GECİKTİRME

Geciktirmek işi, tehir.

GECİKMELİ

Gecikmesi olan, tehirli, rötarlı.

GECİKTİRİLMEK

Gecikmesine yol açılmak.

SAVSAKLAMAK

Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.

RÖTARLI

Gecikmeli, tehirli.

GECİKİLME

Gecikilmek durumu.

GECİKTİRMEK

Gecikmesine sebep olmak, tehir etmek.

SÜRÜKLENMEK

Sürükleme işi yapılmak veya sürükleme işine konu olmak. Tekne, akıntı ve rüzgârın etkisiyle gelişigüzel hareket etmek, ilerlemek veya yol almak. Kendi kendini sürüklemek. Bir iş, sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelere uğramak.

ENGELLEME

Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.