Sonu GALE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gale" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gale ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gale olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gale olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GALE

İçerisinde kalıp yapılmış olan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti.

EGALE

"Bir rekoru yinelemek" anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.

YARIMGALE

(Dulkadir) Yarımkale (köy) XXV/30.

ESİGALE

Tabaklıkta kireç söndürme kuyusu. (Dişkaya Eşme Uşak).

MEŞGALE

Uğraşı.

GALEGALE

Sincap.

  -   -   -  

Anlamında GALE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GALERİCİ

Galeri işleten kimse. Otomobil alıp satan kimse.

GALEK

Domuzun burnundaki şişkin yer. Kaba kişi. Hizmetçi. Kötü kadın ya da halkın kötü tanıdığı kadın: Haydi oradan galeğin oğlu.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

BÖĞLER

Isırıcı, irkiltici ve hastalık taşıyıcı özellikleri bildirilen, yine de pek önemli sayılmayan örümceğimsiler takımı; poylar. Eklem bacaklılar (Arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfından, çok sayıda uzun tüyleri olan, 8-60 mm uzunluğunda, duygu ayakları (pedipalpus) çok ince ve uzun olan, çöl ve steplerde yaşayan, ısıran fakat zehirli olmayan, gece hayvanları takımı. Böğ (Galeodes) iyi bilinen cinsidir. (Solifugae),iyi bilinen cinsidir.

ŞNİTZEL

Dana veya tavuk etinin galeta ununa bulanıp kızartılması ile yapılmış olan bir yemek türü. Bu yemek için hazırlanmış, kemiksiz dana veya tavuk eti.

COŞMA

Coşmak işi, galeyan.

KABALLAMAK

Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek.

GELEYAN

Arapça kökenli galeyân: galeyan; coşkunluk.

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

HARHARİYASGİLLER

Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıklan (Selachii) takımının, yıldız omurlular (Asterospondyli) alt takımından, solungaç yarıkları ve dişleri küçük, derileri saydam olan, doğuran, bütün denizlerde yaşayan bir familya. Harhariyas (Carcharhinus lamia), pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir. (Carchariidae, anlamdaş. Galeidae, pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir.

CAMGÖZ

Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1,5 metre kadar olan, eti lezzetli bir tür köpek balığı (Galeius canis).. Papaz. Üzüm teveklerinin köklerini mahveden bir kurt. Afacan çocuk.

İKİNLİK

İki açınığın tek bir hece halinde kaynaşması. Bu kaynaşan açınıklardan bir tanesi (KUVVETLİ AÇINIK, Voyelle forte) hecenin açınığı görevinde kalarak ötekisi (ZAYIF AÇIUIK, V. faible) abanık durumuna geçer. YÜKSELEN, ARTIŞLI, ZAYIF veya YALANCI (descendante, Croissante, Faible ou Fausse) denen ikinlikte zayıf açınık başta bulunur. Bunun tersi ALÇALAN, EKSİLİŞLİ veya ASIL ÎKİNLİK (D. descendante, décroissante ou proprement dite) 'adını alır. EŞİT veya KARARSIZ İKİNLİK (D. égale ou indécise) denilen ikkıliklerde her iki öğenin açınık nitelikleri eşit olur. Bunlardan başka kuvvetli açınığıri uzun veya kısa olduğuna göre UZUN ve KISA İKİNLİKLER (D. longues et brèves) de vardır.

DÜMÜK

Akıl, zekâ, düşünce. Bellek. Bir kimseye ya da bir işe karşı duyulan bağlantı, ilgi. Hırs. Haris. Akıl, zeka (Çayağzı). Meşgale, iş güç.

UĞRAŞI

Uğraşılan şey, meşgale. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.

YENGİ

Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç, utku, galibiyet, galebe, zafer.

ATAŞLANMAK

Şehveti galeyana gelmek. Gübre buğulanmak. Coşmak, kaynaşmak: Arıla ataşlandı mı durma gaç.

STOACILIK

Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.

GALEYANLI

Galeyana gelmiş olan.

GALERİCİLİK

Galericinin yaptığı iş.