Kelimeler arşivi içinde; başında "funda" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. funda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu funda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde funda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FUNDAMENTALİST, FUNDAMENTALİZM
FUNDAGİLLER, FUNDAMENTAL
FUNDACIK, FUNDALAR, FUNDALIK
FUNDA
FUNDA
Süpürge otu.
FUNDAMENTAL
Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.
FUNDAGİLLER
Fundalar takımından, bayağı funda veya süpürge çalısı, açelya, yaban mersini, koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası.
FUNDACIK
Manisa şehri, Gördes ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
FUNDALIK
Funda ile kaplı yer.
FUNDALAR
Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı.
FUNDAMENTALİZM
Kökten dincilik.
FUNDAMENTALİST
Kökten dinci.
Bu bölümde tanımı içerisinde FUNDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇACTI
Funda cinsinden, dikenli, sert bir çeşit ağaç.
CILGA
İnce, dar, taşlı yol, patika. İnce dal. Odun lifleri, kıymık. Küçük pulluk. Engel. Samanın uçmasını önleyen kazıkların her biri. Deste olarak dizilmiş ekin. Hayvanlar için ağaçtan yapılmış nazarlık. Fundalık. İnce dar yol, patika. Biçilmiş, bağlam yapılmamış ekin. Dar yol, patika, az akan su. İnce uzun, incecik. Yamaçlardaki tarlaları sürmek için kullanılan eğik saban. (Tıtgir, Ilıca Erzurum). Altı çift öküzle çekilen iki tekerlekli saban. (Çıldır Kars). Tek döner kulaklı pulluk. (Ispir Erzurum). İşleme (Darıveren Acıpayam Denizli). Biçilmiş ekin yığını. (Kamanlar, Ilıca Güdül Ankara; Yenikent Aksaray Niğde) (cıvga) : (Adalıkuzu Güdül Ankara) (cuğul) : (Minoz Kavak Samsun).
BALGANLIK
Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer.
BALKANLIK
Sıradağlarla kaplı olan (yer). Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer.
AHO
İşte, orada, hemen şurada, bu. Ormanda, fundalık arasında açılan tarla.
AÇINTI
Orman içinde veya fundalıkta yakılarak, köklenerek açılan tarla.
CİRNİK
Fundalık. İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı.
ÇITIRIK
Kavgacı kişi. Küçük dolu tanesi. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İlkbahar fırtınası. Bir sırada dikilmiş ağaçlar. Fundalık. Ağaç şeklinde büyüyen sakızlı bitki. Palamutun dikenli ve bodur cinsi. Çam gövdelerini bölmelere ayırıp, bu bölmelerin tekrar ikiye bölünmesiyle meydana gelen parçalardan her biri. İki derenin birleştiği yer. Çıkacak ayın son, girecek ayın ilk günleri. Dert, hastalık. Dağ eteklerindeki taşlı yol. Sık, seyrek karşıdı. Yemiş ve kavunların üzerinde görülen küçük çatlaklar. Çok konuşan, geveze kişi. Kıvılcım. Kurumuş dalların uçları. Kuru dal uçları. 5-6 metre boyunda, kışın yapraklarını döken bir ağaç ve bu ağacın meyvesi.
ANDROMETODOKSİN
Kimi Fundagiller ailesindeki bitkilerde bulunan ve geviş getirenlerde salya artışı, sancı, kusma, ayakta duramama, sendeleme, kollaps ve ölümle belirgin olan öncelikli "vagus" uyarımını sağlayan, sonra ise hem bu siniri hem de çizgili kaslardaki sinir uçlarını felce uğratan bir bitkisel zehir, greyonotoksin.
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.
ALAKEPİR
Yarı aç, yarı tok. Taşlık ve fundalık yer.
KUZGUN
Ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasından, Kuzey Amerika'nın dağlık, fundalık yerlerinde bulunan, tüyleri siyah renkte olup mavi renkte parlayan bir tür kuş, karakarga (Corvus corax).
BALGAMLIK
Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer. Sazlık, bataklık.
ÇIFIN
Fundalıklarda olan sarı çiçekli bodur bir ağaç. Küçük hamur teknesi.
AVCIYEL
Funda gibi kısa, sert, sık dallı bir ağaççık.
BARAZIT
Kökten süren ve ağaca zarar veren sürgünler. Aşılı meyve ağacının dibinden süren filizler. Yeni yetişen fundalık.
BALGAN
Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer. Sazlık, bataklık. Sert topraklı, taşlı yer.
BALIHAN
Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer.
BUK
Funda, çalı. Böğürtlen sapı. Gelin. Kavun, karpuz ekilen yer. Büklüm. Kıyı. Sarmaşık. Sık çalılık.
BADARIZ
Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Çalı çırpılı, odunlu yer, fundalık. Ağaç sürgünü.