Kelimeler arşivi içinde; başında "formal" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. formal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu formal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde formal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FORMALİTECİLİK
FORMALİTESİZ
FORMALDEHİT, FORMALİTECİ, FORMALİTELİ
FORMALİST, FORMALİTE, FORMALİZM
FORMALIK, FORMALİN
FORMAL
FORMAL
Baş örtüsünün arkadan bağlanışı.
FORMALİTECİLİK
Formaliteci olma durumu.
FORMALİST
Biçimci. Bürokrat.
FORMALİN
Formaldehitin sudaki(%37-%50) çözeltisi. Formol. Formol çözeltisi.
FORMALİTECİ
Özellikle resmî işlerde yöntemlere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp işlerin yürümesini güçleştiren kimse. Biçimci. Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.
FORMALIK
Forma yapmak için ayrılmış, forma yapmaya uygun. Herhangi bir sayıda forması olan.
FORMALİTELİ
Formalitesi olan.
FORMALİTE
Yerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan işlem. Önem verilmediği hâlde bir zorunluluğa bağlı olarak yapılmış olan biçimsel davranış.
FORMALİTESİZ
Formalitesi olmayan.
FORMALİZM
Biçimcilik.
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
Bu bölümde tanımı içerisinde FORMAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
İKTİYOFORM
Iktiol formaldehit, suda çözünmeyen, kahverengi toz halinde bulunan bir bağırsak antiseptiği.
ELZEVİR
Hollanda basım tarihinde kurduğu basımevi (1592) ve çıkarttığı küçük formalı kitaplarla üne ermiş bir aile adı. Basıcısından ötürü bu adı almış, kitap toplayanlarca aranan kitap.
FORMOL
Formaldehitin % 40'lık sulu çözeltisi.
STEREOTİP
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem. Sosyal bir grubun içinde olan ve içinde bulunduğu grubu en iyi temsil eden özellikleri taşıyan, örnek gösterilebilecek kişi. Basmakalıp (düşünce).
USULEN
Yöntemine uygun olarak. Formalite icabı.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.
DURİT
Bir tür fenol formaldehit plastiğinin ticari adı.
İSTEKA
Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.
KIRMACI
Giysilere pili yapan kimse. Değirmen işleten kimse, değirmenci. Basılmış formaları katlayan kimse. Kırılmış tahıl satıcısı.
METENAMİN
Amonyak ve formaldehidin kondensasyon ürünü, özellikle küçük hayvanların idrar kanalı enfeksiyonlarında bir antibiyotikle birlikte kullanılan, vücutta hidrolize edildikten sonra formaldehit ve amonyağa dönüşen, etkin olabilmesi için asidik idrara ihtiyaç duyan bir kemoteropötik ilaç.
GRAS
Genel olarak güvenilir olduğu kabul edilen. Uzun süre kullanılmış ve herhangi bir olumsuz etkiye neden olmamış ancak formal toksisite testleri yapılmamış gıda katkı maddelerinin statüsünü belirten akronim.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.