Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fara" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fara ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fara olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İNCEFARA
FARFARA, TİLFARA
AFFARA, DAFARA, TUFARA
AFARA
FARA
FARA
Büyük sıçan.
AFARA
Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.
AFFARA
Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.
TİLFARA
Kara, küçük taneli, ekşimsi bir çeşit üzüm.
DAFARA
Fayda, etki.
İNCEFARA
İsabet ki, iyi ki: Toyda atı düzende gelin yıhıldı incefara bir şey olmadı.
FARFARA
Çok konuşan. Yüksek sesle konuşan. Ağzı kalabalık. Çok övünen.
TUFARA
Baca.
Bu bölümde tanımı içerisinde FARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VARSAYIMSAL
Bir varsayıma dayanan, farazi, hipotetik.
FEREÇ
Süprüntüyü alıp atmak için kullanılan kürek biçiminde saplı araç, faraş. Zafer, utku. Sevinç, teselli.
FEREC
Süprüntüyü alıp atmak için kullanılan kürek biçiminde saplı araç, faraş.
KİÇİREK
Küçücük, küçükçe, daha küçük, ufarak, ufacık.
UFAKÇA
Oldukça ufak, ufarak.
ALDAVUT
Faraş biçiminde, tahtadan yapılmış, süprüntü veya su boşaltmada kullanılan aygıt.
FARABİ
Farap adlı ilden olan kimse. 870-950 yılları arasında yaşamış büyük Türk İslâm düşünürünün adı.
BELLİLEKİ
Söz gelişi, faraza, diyelim ki.
FARFARALIK
Farfara olma durumu.
VARSAYIM
Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
BELLEKİ
Söz gelişi, faraza, diyelim ki.
SANAL
Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî. Negatif bir sayı üzerinde alınan ve ikinci kuvvetten bir kök taşıyan cebirsel anlatım.
YARATICILIK
Yaratıcı olma durumu. Her bireyde var olduğu kabul edilen, bir şeyi yaratmaya iten farazi yatkınlık. Yaratma yeteneği.
FARFARACILIK
Farfaracı olma durumu.
FARAD
Elektrik sığa birimi. Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası. SI, sisteminde kondansatörlerin sığa birimi. 1 kulonluk (C) yük yüklenerek 1 V'luk potansiyel farkı oluşturulmuş kondansatörün sığası 1 farad'dır. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.
TAHATUHA
1.Tahta faraş. 2.Şeker kırmaya yarayan ağaç araç. Takatuka; keserle şeker kırmaya mahsus ortası kütüklü kutu.