Kelimeler arşivi içinde; başında "fakir" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. fakir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fakir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fakir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FAKİRLEŞTİRMEK
FAKİRLEŞTİRME
FAKİRÖLDÜREN
FAKİRLEŞMEK
FAKİRLEŞME, FAKİRULLAH
FAKİRHANE
FAKİRANE, FAKİRİZM, FAKİRLİK
FAKİRCE
FAKİR
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
FAKİRLEŞTİRME
Yoksullaştırma.
FAKİRHANE
Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.
FAKİRÖLDÜREN
Üçüncü adlı sigara. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
FAKİRLEŞME
Yoksullaşma.
FAKİRANE
Fakir gibi, fakire uygun düşen.
FAKİRLEŞMEK
Yoksullaşmak.
FAKİRLİK
Yoksulluk. Verimsizlik, kısırlık. Yetersizlik.
FAKİRULLAH
Tanrı'nın büyüklüğü karşısında âciz olan kimse.
FAKİRLEŞTİRMEK
Yoksullaştırmak.
FAKİRCE
Yoksul. (faki'rce) Fakire benzer bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAKİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YOKLUK
Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet. Fakirlik, yoksulluk. Hiçlik.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
ABICA
Amca. Abla, büyük kız kardeş. Fakir ve kimsesiz kadın.
GEDA
Dilenci. Yoksul, fakir.
AYRANSIZ
Fakir. Çirkin.
CIBILLIK
Çıplaklık. Fakirlik. Sulu çamur.
FUKARA
Yoksul, fakir. Zavallı. Derviş.
MESKENET
Miskinlik, beceriksizlik. Yoksulluk, fakirlik.
MUHTAÇ
Bir şeye gereksinim duyan. Yoksul, fakir (kimse). Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan.
ZENGİN
Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.
ATKUL
Genç kızların başlarına attıkları etrafı uzun püsküllü, büyük çevre, atkı. Bütün malını harcamış fakir adam.
YOKSULLAŞMAK
Yoksul duruma gelmek, fakirleşmek.
YOKSUL
Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.
YOKSULLAŞTIRMAK
Yoksul duruma getirmek, fakirleştirmek.
ALKIN
Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Sevdalı, âşık, vurgun. Fakir, zayıf.
BİKAS
Toprağı az olan, yahut hiç olmayan fakir çiftçi.
FUKARALIK
Yoksulluk, fakirlik. Güçsüzlük.
ZARURET
Zorunluluk. Gereklilik. Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik.
YOKSULLAŞTIRMA
Yoksullaştırmak işi, fakirleştirme.
BAVRIK
Fakir toprakta yetişmiş ve bakımsızlıktan bodur kalmış bitki. Zayıf, çelimsiz, cılız.