Kelimeler arşivi içinde; başında "evvel" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. evvel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu evvel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde evvel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EVVELEMİRDE
EVVELİYAT, EVVELLERİ
EVVELDEN, EVVELLİK
EVVELCE, EVVELKİ, EVVELSİ
EVVELA, EVVELİ
EVVEL
EVVEL
Önce. İlk, önceki, geçmiş.
EVVELCE
Önceden, eskiden.
EVVELİ
Önceki. Eskiden.
EVVELSİ
Evvelki.
EVVELLİK
Evvel olma durumu.
EVVELKİ
Önce olan, önceki. İki önceki.
EVVELLERİ
Önceleri.
EVVELEMİRDE
Öncelikle, ilk önce, her şeyden önce.
EVVELİYAT
Bir işin önceki evreleri, öncesi, önceleri.
EVVELA
Önce, ilk önce, ilkin.
EVVELDEN
Önceden, eskiden, evvelce.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVVEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİBİYAH
Biraz evvel, demin.
BAYAH
Evet: -Bu işi gerçekten sen mi yaptın? -Bayah!. Demin, az önce, şimdi. Az önce: Bayah geldim ya gardaşım. Biraz önce. Biraz önce; demin. Demin, az önce. Az evvel.
ÇUBUKALTI
Kahvaltı: Cigarayı yakmazdan evvel çubukaltı yerim.
ALAGUŞLUK
Öğleden evvelki zaman: Alaguşluk çıktık, öğleye vardık. Sabahla öğle arası.
BAYAK
Demin, az önce, şimdi: Aradığınız adam bayak burada idi. Taze olmayan bayat: Bu ekmek çok bayak. Eski. Eskiden, önceden (Kırşehir). Biraz önce, demin. Demin, geçen zaman, az evvelki zaman.
BARDAŞMAK
Oyun başlamadan evvel iki arkadaş oyuna girenleri seçmek için sözleşmek, eş tutmak.
BAYADAN
Her zaman, çoktan beri, şimdiye kadar: Bayadan bu rahatı bulduğun mu vardı sanki?. Çok evvel, eskiden: Bayadan burası çok kalabalıktı.
ÇODAN
Çoktan çok zaman evvel.
BOZOLAŞMAK
Meleşmek: Evvel göndelende oynardı kayık. Bozolaşır boz koyun, höyrüşür keyik.
EKİM
Ekme işi. Yılın onuncu ayı, teşrinievvel.
ARAFALIK
Çocukların dini bayramların bir gün evvel evlerden topladıkları çerez.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ÖNCEDEN
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
AKLIEVVELLİK
Aklıevvel olma durumu.
ÖNCEKİ
Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.
DAKI
Nişan ve düğünde geline takılan ziynet. Düğünde gelen hediye. Söz kesme: Ayşe'ye bir dakı takalım da kimse göz koymasın. Nişan. Gelin evlenmeden bir gün evvel kız evinde yapılan kına töreni ve bu törende gösterilen hediyeler. Koyunlara takılan çıngırağın büyüğü. Nişan ve düğünlerde verilen hediye. Dahi, de. Bundan başka, aynı zamanda, hem de, ve. Başka, diğer. Daha (Sıfatların baında). Daha ziyade, daha çok. Henüz, hâlâ. Sonra, bundan sonra, artık, bir daha. Yine, yine de.
MUKADDEMA
Önce, evvelce, eskiden.
TEKERLEME
Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.
İLKBAHAR
Kuzey yarım kürede mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan, 21 Mart-22 Haziran arası zaman aralığı, bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz.
BAYAHDAN
Demin, az önce, şimdi. Demin, biraz önce. Az evvel.