Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esneme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esneme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esneme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esneme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESNEME
ESNEME
Esnemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESNEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENSERİ
Döğme ya da köşeli büyük çivi. Çivi. Büyük çivi. (Dutlu yayla, Esnemez, Çepni Eskişehir).
DERNEŞMEK
Toplu halde konuşmak, görüşmek. Direnmek. Toplanmak. Gerinmek, esnemek. Toplanmak, yığılmak.
DALBIMAK
Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak.
GARPUCA
Elle yapılan demir çivi. (Esnemez, Erenköy Bilecik).
ESELMEK
İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.
DALBINMAK
Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Yüzme bilmeyen bir kimse su içinde çırpınmak. Suda yüzen bir cisim batıp çıkmak: Şu ağaca bak suda dalbınıp gider. Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Helecanlanmak, çırpınmak.
DARE
Ağaç. Tef. Daire, darbuka. Sap arabası kanatlarını meydana getiren çubuk bağlar. (Oklubalı, Esnemez, Dereyalak, Kuzfındık, İnönü Eskişehir).
ESNEMEZLİK
Esnemez olma özelliği. Katı bir cismin biçim değiştirmeye karşı gösterdiği direnç.
GEVELE
Saban oku ile saban tabanını birbirine bağlayan çivi. Ahır, samanlık gibi binaların üzerine atılan ağaç direk. İplik çıkrığı. Saban okunu boyunduruğa bağlayan ağaç çivi. (Çardak Denizli; Bursa). Koşum hayvanlarını sabana bağlamakta kullanılan ağaç parçası. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Dam yapımında kullanılan ağaç. (Dodurga Bozüyük Bilecik; Esnemez, Erenköy, İnönü Eskişehir).
ESNEYEBİLMEK
Esneme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİT
Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).
ESNEYİŞ
Esneme işi.
ESENMEK
İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.
DALABIMAK
İstemek. Ateşli hastalıklarda sayıklamak, çırpınmak. Çarpmak: Yüreğim dalabıyor. Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Dişi hayvan çiftleşmek istemek, erkek istemek. Çarpınmak, çırpınmak, oynayıp sıçramak.
EHNEZİMEK
Açlıktan zayıf düşmek, zayıflamak. Çok acıkmak, içi geçmek. Kuvvetsizlikten, cansızlıktan esnemek. Gücü, dayanağı azalmak. Az yorulmak. Tıkanmak. Ayağı takılmak. Eskimeğe yüz tutmak.
GARNEŞME
Esneme.
DELEBİMEK
Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Işıl ışıl parlamak.
HALÇA
Kalça. Kunduracıların kalıp üzerine koydukları meşin parçaları. Seccade, küçük halı. Dökülmüş alçı. (Bozüyük Bilecik; Esnemez Eskişehir). Kunduracıların, kalıp üzerine koydukları yassı demir parçası. (Senirkent Isparta). Kalıbın arka kısmına çakılan gön parçası. (Yalvaç Isparta).
ELKAYASI
Bulgur ile tuz çekilen küçük taş değirmen. (Esnemez, İnönü Eskişehir).
ESNETMEK
Esnemesine sebep olmak.