Kelimeler arşivi içinde; başında "ente" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. ente ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ente ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ente olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENTEROTOKSİJENİK, ENTERNASYONALİZM, ENTERNASYONALİST
ENTERNASYONALCİ, ENTEROGASTRİTİS, ENTEROHEPATİTİS, ENTEROPATOJENİK
ENTEROVİRÜSLER, ENTEROCYTOZOON, ENTELEKTÜALİZM, ENTELEKTÜELLİK, ENTEROMONADİNA, ENTEROKOKKOZİS
ENTEROMİKOZİS, ENTERPOLASYON, ENTEROKOLİTİS, ENTERNASYONAL, ENTEROBİYOZİS, ENTEROMİYAZİS, ENTEROTOKSEMİ
ENTERESANLIK, ENTEROKARANS, ENTEROREKZİS, ENTEROSİTOMİ, ENTELOZLAMAK, ENTEROSTAZİS, ENTEROTOKSİN, ENTEROBACTER
ENTEROMONAS, ENTEROKİNAZ, ENTEROSPAZM, ENTEŞTİRMEK, ENTEREKTOMİ, ENTELEKTÜEL, ENTEGRASYON
ENTEROBİUS, ENTERORAJİ, ENTEROPATİ, ENTERETOMİ
ENTEROSÖL, ENTEROSİT, ENTELEKYA, ENTERESAN, ENTEROLİT, ENTEROKOK, ENTERİKUS, ENTERİLİK, ENTEROTOM, ENTERİTİS, ENTEROTÜP
ENTERFON, ENTELEKT, ENTEŞELİ, ENTERTİP
ENTEGRE, ENTERAL, ENTERON, ENTEREZ, ENTERİK, ENTERİT, ENTERNE
ENTEŞE, ENTERO, ENTERE, ENTERİ
ENTEL, ENTER
ENTE
ENTE
Yenge. Topraktan yapılmış sapsız çömlek.
ENTERNASYONALİST
Uluslararasıcı.
ENTEROKOKKOZİS
Kanatlılarda, enterokok türü bakterilerin neden olduğu, septisemi veya eklem, kalp kesesi, kalp kasının nekrozuyla belirgin kronik seyirli hastalık.
ENTELEKTÜELLİK
Entelektüel olma.
ENTELEKTÜALİZM
Anlıkçılık.
ENTEROPATOJENİK
Bağırsakta hastalık yapan anlamında olup çoğunlukla EPEC için kullanılan bir deyim.
ENTEROMİKOZİS
Mantarlardan ileri gelen bağırsak yangısı.
ENTEROTOKSİJENİK
Enterotoksin oluşturan.
ENTERNASYONALİZM
Uluslararasıcılık.
ENTERPOLASYON
Bir serideki eksik verilerin hesaplanabilmesi için geliştirilen bir matematiksel yöntem.
ENTERNASYONALCİ
Uluslararasıcı.
ENTEROCYTOZOON
Microsporida takımında bulunan protozoa cinsi.
ENTEROHEPATİTİS
Karaciğer ve bağırsağın birlikte yangısı. Karabaş hastalığı.
ENTEROVİRÜSLER
Picornaviridae ailesinden yer alan ve pek çok canlı türünde ishallere yol açan virüsleri bulunduran virüs cinsi.
ENTEROGASTRİTİS
Gastroenteritis.
ENTEROMONADİNA
Zoomastigophorea sınıfında, Diplomonadida takımında bulunan, 1-4 kamçı içeren bir karyomastigonta sahip, Enteromonas cinsini içeren parazitik protozoa alt takımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
DENİZISIRGANLARI
Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan sölenterler sınıfı.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
ANLIKÇILIK
Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
DENİZŞAKAYIKLARI
Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.
BÜTÜNLEŞME
Bütünleşmek işi, entegrasyon.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
DANTELLİ
Danteli olan, tenteneli.
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.
ECZA
Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
DENİZANASI
Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.
BİREŞİM
Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.
BİREŞİMLİ
Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.
DANTEL
Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene.