Kelimeler arşivi içinde; sonunda "enme" olan, toplam 482 adet kelime bulunmaktadır. Sonu enme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında enme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde enme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AYRIBİÇİMLENME, ÖZMENEVİŞLENME
ÇEKİRDEKLENME, MÜREKKEPLENME, NAFTALİNLENME, ELEKTRİKLENME, GALVANİZLENME, KİREÇSİZLENME, PİMPİRİKLENME, SÜRDÜRÜMLENME
BEREKETLENME, CERAHATLENME, CESARETLENME, ÇERÇEVELENME, DİNAMİTLENME, HARARETLENME, HAREKETLENME, İKİRCİKLENME, KASAVETLENME, KELEPÇELENME, MENEVİŞLENME, NİHAYETLENME, ÖRÜMCEKLENME, PARAZİTLENME, PİPİRİKLENME, RAPTİYELENME, RUTUBETLENME, TAHARETLENME, TÜKÜRÜKLENME, YELPAZELENME, YÜKSELTGENME, GÖRÜNTÜLENME, HALOJENLENME, KRİSTALLENME, OKSİJENLENME, RENKSİZLENME, TEBEŞİRLENME
BİLİNÇLENME, BİLMEZLENME, ÇEĞMELLENME, ÇEMBERLENME, ÇENTİKLENME, ÇİMDİKLENME, DEHŞETLENME, DENSİZLENME, DESTEKLENME, DİPÇİKLENME, DİRSEKLENME, DİZGİNLENME, ENDEKSLENME, ENDİŞELENME, ETİKETLENME, GAYRETLENME, GEVEZELENME, GÜMRÜKLENME, HANÇERLENME, HİDDETLENME, İŞARETLENME, KADEMELENME, KARDEŞLENME, KIYMETLENME, KÖSTEKLENME, KUVVETLENME, KÜKÜRTLENME, KÜLTÜRLENME, LEZZETLENME, MERKEZLENME, Devamını Oku »»
BELİRLENME, BİÇİMLENME, BİLGİLENME, BÖLÜMLENME, BÖLÜTLENME, BÜYÜKLENME, CELALLENME, CEPHELENME, CEZBELENME, CİSİMLENME, CÜCÜKLENME, ÇEŞİTLENME, DEĞERLENME, FİLİZLENME, GEBRELENME, GÜBRELENME, GÜMÜŞLENME, İNDİRGENME, KİBİRLENME, KÖKENLENME, KÖPEKLENME, KÖPRÜLENME, KÖPÜKLENME, KÖRÜKLENME, KÜÇÜMSENME, KÜŞÜMLENME, LANETLENME, LEHİMLENME, MASKELENME, MEVZİLENME, Devamını Oku »»
AKSİLENME, ALEVLENME, ATEŞLENME, BERELENME, BÖCELENME, BÜYÜLENME, CİLTLENME, ÇİFTLENME, ÇİTİLENME, ÇİVİLENME, DEBELENME, DELİLENME, DERTLENME, EDEPLENME, ENSELENME, ERTELENME, ESEFLENME, ESİNLENME, ESİRGENME, EŞİTLENME, ETKİLENME, EVİNLENME, EYERLENME, EZGİLENME, FRENLENME, GÜDÜLENME, GÜVELENME, HALELENME, HARELENME, İĞNELENME, Devamını Oku »»
BEKLENME, BENLENME, BESLENME, BİTLENME, CİNLENME, ÇEMRENME, ÇİĞNENME, ÇİLLENME, ÇİMLENME, ÇÖPLENME, DEHLENME, DEMLENME, DEPRENME, DERLENME, DİKLENME, DİLLENME, DİNLENME, DİŞLENME, DÖLLENME, DÜZLENME, EFELENME, EŞELENME, FENLENME, FİŞLENME, FİTLENME, GEMLENME, GİZLENME, GÖLLENME, GÖZLENME, GÜÇLENME, Devamını Oku »»
BEĞENME, BELENME, BEZENME, BİLENME, DENENME, DİLENME, DİRENME, DÖNENME, DÖŞENME, EĞLENME, EKLENME, ELLENME, EŞLENME, ETLENME, EVLENME, GÖNENME, GÜCENME, GÜVENME, İÇLENME, İĞRENME, İMRENME, İSLENME, İSTENME, İTLENME, İZLENME, ÖÇLENME, ÖĞRENME, ÖNLENME, ÖZLENME, TÜKENME, Devamını Oku »»
ELENME, ENENME, İLENME, ÖDENME, ÖZENME, ÜŞENME
DENME, YENME
ENME
ENME
Nezle. İnme, felç.
ÇERÇEVELENME
Çerçevelenmek işi.
KİREÇSİZLENME
Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması. Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun, sularla eritilerek alınması.
BEREKETLENME
Bereketlenmek işi.
CESARETLENME
Cesaretlenmek işi, yüreklenme, yiğitlenme.
PİMPİRİKLENME
Pimpiriklenmek durumu.
AYRIBİÇİMLENME
Bir öğe atomlarının ya da bir bileşik moleküllerinin ayrı düzenlenmeleri sonucunda, birden çok biçimlerde bulunması. Örn. elmas ve grafit, karbonun ayrıbiçimleridir.
GALVANİZLENME
Galvanizlenmek işi.
NAFTALİNLENME
Naftalinlenmek işi.
ELEKTRİKLENME
Elektriklenmek işi. Eksicik katarak ya da eksicik alarak, bir nesnenin yük dengesini bozma. Elektrikle ya da elektriksel düzeneklerle donatım.
MÜREKKEPLENME
Mürekkeplenmek işi.
CERAHATLENME
Cerahatlenmek işi.
ÇEKİRDEKLENME
Çekirdeklenmek işi.
DİNAMİTLENME
Dinamitlenmek işi.
SÜRDÜRÜMLENME
Sürdürümlenmek işi.
ÖZMENEVİŞLENME
Belirli bir menevişlerine ereği olmaksızın, oda sıcaklığında kendi kendine olan menevişlenme olayı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AFSUNLANMAK
Büyülenmek.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
AĞILANMAK
Zehirlenmek.
AĞILANMA
Zehirlenme.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ADLANMA
Adlanmak durumu, isimlenme.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ALAKALANMA
Alakalanmak işi, ilgilenme.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AFSUNLANMA
Büyülenme.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.