ENDİR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "endir" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. endir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu endir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde endir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ENDİRELLEMEMEK

11 harfli kelimeler

ENDİRTLEMEK

8 harfli kelimeler

ENDİREDE, ENDİREKT, ENDİRİCE, ENDİRMEK, ENDİRTME

7 harfli kelimeler

ENDİRDE, ENDİREK, ENDİREZ, ENDİRİZ

6 harfli kelimeler

ENDİRA, ENDİRE, ENDİRİ

5 harfli kelimeler

ENDİR

Bazı kelimelerin anlamları

ENDİR

Alçakgönüllülük: Bu evlere endir etmez.

ENDİREKT

Dolaylı.

ENDİRDE

Yanında, yanındaki, yakınındaki.

ENDİRTLEMEK

İneği sağmadan önce, sütü gelsin diye danasına bir iki yudum emdirtmek.

ENDİRE

Kocayemişi. Şuraya. Biraz daha kalitesi düşük olan. Yanınız, sizin bölge: Endirelerde neler var?.

ENDİRİZ

Akasya ağacı.

ENDİREDE

Yanında, yanındaki, yakınındaki.

ENDİREK

Kocayemişi.

ENDİRMEK

İndirmek. indirmek.

ENDİRELLEMEMEK

Tenezzül etmemek.

ENDİREZ

Yabani kiraz.

ENDİRA

Şuraya.

ENDİRİ

Daha küçük, daha aşağı.

ENDİRTME

Bir çeşit koyun sağma.

ENDİRİCE

Daha küçük, daha aşağı. Daha enli.

  -   -   -  

Anlamında ENDİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENDİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATEŞLENDİRME

Ateşlendirmek işi.

ADLANDIRILMAK

Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.

ALATURKACI

Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.

ADLANDIRMA

Adlandırmak işi, isimlendirme.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ALDEHİT

Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

ANAKRONİK

Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş. Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

ALAKALANDIRMA

İlgilendirme.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

ALAKALANDIRMAK

İlgilendirmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

ALEVLENDİRME

Alevlendirmek işi.

ADLANDIRILMA

Adlandırılmak işi, isimlendirilme.

AİT

İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.