Kelimeler arşivi içinde; başında "endik" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. endik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu endik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde endik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENDİKASYON, ENDİKLEMEK
ENDİKMEK
ENDİKİ
ENDİK
ENDİK
Utangaç, sıkılgan.
ENDİKMEK
Şaşırtmak. Duraksamak, kararsız olmak. Sabırsızlanmak. Utanmak, sıkılmak. Aklı başına gelmek, uyanmak. Herhangi bir şey karşısında reflekssiz hareket yapmak. Şaşalamak, acemilik göstermek, şaşırmak, mütehayyir olmak; tevahhuş etmek.
ENDİKASYON
Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi ve müdahalenin belirlenmesi, indikasyon. Bir ilacın hangi hastalıklara ve hangi biçimde uygun olacağını veya bir operasyonun hangi koşullarda gerekli olduğunu ifade eder.
ENDİKLEMEK
Yoksuzluğun son derecesine varmak.
ENDİKİ
Bu, şu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SENDİKALAŞMA
Sendikalaşmak işi.
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları. Bazı deri hastalıklarında deriden dökülen parçacıklar. Başın derisinde oluşan küçük, beyaz pulcuklar.
DELEGE
Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.
KİRVE
Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse.
DÜĞÜ
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.
SENDİKALAŞTIRMAK
Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
SENDİKACILIK
Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm. Sendikaların etkinliği, sendikalizm. Toplum yaşamında sendikalara önemli bir görev yüklemek amacını güden öğreti, sendikalizm.
SENDİKAL
Sendika ile ilgili.
SENDİKALI
Sendika üyesi olan.
ÖDEMELİ
Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan. Karşı tarafça ödenmek şartıyla edilen (telefon) veya çekilen (telgraf). Değeri ödendikten sonra alıcıya verilmek şartıyla.
KAYDIRAK
Yassı, kaygan çakıl. Çocukların böyle bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. Çocuk bahçelerinde çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer.
SENDİKALAŞTIRMA
Sendikalaştırmak işi.
SENDİKASIZ
Sendika üyesi olmayan.
KONFEDERASYON
Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.
SENDİKACI
Sendikacılık yapan kimse.
SENDİKALİZM
Sendikacılık.
SENDİKALILIK
Sendikalı olma durumu.
SENDİKALİST
Sendikacı.
SENDİKALAŞMAK
Sendikalı duruma gelmek.