Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emekli" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emekli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emekli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emekli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EMEKLİ
Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt.
YEMEKLİ
Yemek de yenilen. Yemek de verilen.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMEKLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMEKLİLİK
Emekli olma durumu, tekaütlük.
ABILDAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABANNAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Koşmak. Boşu boşuna, bir iş yapmadan gidip gelmek. Geniş adımlarla bir yeri ölçmek, adımlamak. Bir işe hızla girişmek, işe koyulmak: Ahmet ovada öyle abannıyor ki, ekin dayanmıyacak. Uzun adımlarla yürümek, adımlamak.
ABALLAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABANNEMEK
Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABULDAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABALAMAH
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
DAVET
Çağrı, çağırma. Yemekli toplantı.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
ABALAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.
ABANLAMAK
Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
AYGUT
Yemeklik, yemeğe konan çeşitli şeyler, yemek malzemesi. Tarhana yapmak için hazırlanmış baharlı yoğurt. Karşılık, mükâfat. Bilmukabele, karşılık olarak.
TEKAÜTLÜK
Emeklilik.
AŞARIK
İştahlı. Yemeklik.
CURRUK
Martı. Kışın görülen, güvercinden küçük, sarı renkli bir cins kuş. Ocak çekirgesi. Bir çeşit çocuk oyunu. Özleşmemiş koyulaşmamış sulu (yemeklik hakkında).
TEREYAĞI
Sütten çıkarılan yemeklik yağ, sağyağ, sadeyağ, sarı yağ.
TEKAÜT
Emekliye ayrılma. Emekli.
TEKAÜDİYE
Emekli aylığı.
MÜTEKAİT
Emekli.
GARDENPARTİ
Bir bahçede veya parkta yapılmış olan yemekli şölen.