Kelimeler arşivi içinde; başında "elbet" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. elbet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu elbet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elbet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ELBET
Elbette.
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet.
ELBETİĞİ
Herhangi bir donanım ya da yazılım dizgesinin kullanımı sırasında kullanıcının duraksamalarını gidermek üzere başvurabileceği biçimde düzenlenmiş belgeleme öğesi.
ELBETSİN
Elbette.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELBET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAYHAY
"İsteyerek, seve seve, elbette" anlamlarında onama bildiren bir söz.
HELBET
Elbet, her halde, şüphesiz. Elbette. Elbet. Arapça kökenli elbet: Elbette, şüphesiz.
HELVET
Elbet, her halde, şüphesiz. Halvet. Arapça kökenli halvet: halvet.
HERBET
Elbet.
KUŞKUSUZ
Kuşkusu olmayan, işkilsiz, şüphesiz. (ku'şkusuz) Elbette, şüphesiz.
KELPETEN
Kerpeten. Arapça kökenli kelbetân, keltpeteyn: kerpeten.
ENGÜÇ
Elbette, şüphesiz, her halde, her ne olursa olsun, nasıl olsa, ister istemez. Kırmızı toprak. Doğal olarak: Oğlum okula gidince engüç pekiyle geçecek.
CELBETME
Celbetmek işi.
NASIL
Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz. "Ben sana dememiş miydim, gördün mü?" anlamlarında kullanılan bir söz. "Ne dediniz?" veya "iyi mi, beğendiniz mi?" anlamlarında kullanılan bir söz. İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz. Ne gibi, ne türlü. Ne kadar çok. Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz. Elbette, kesinlikle.
DERDEMEZ
Elbette. Derken, hemen sonra.
ENGÜCÜ
Elbette, şüphesiz, her halde, her ne olursa olsun, nasıl olsa, ister istemez. Sonunda, sonuç olarak. Eninde sonunda.
LACEREM
Elbette.
HELBETE
Elbet.
ZAHİR
Açık, belli. Dış yüz, görünüş. Kuşkusuz, elbette, şüphesiz.
BİTTABİ
Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette.
EVELALLAH
Kesinlikle, elbette. Allah'a güvenerek.
TABİİ
Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.
PEKALA
Benzerlerinden aşağı olmayan. Elbette. Çok iyi. Kesinlikle. "Dediğin gibi olsun, öyle kabul edelim" anlamlarında bir söz, peki.
EGELMEK
Getirmek, celbetmek.
EVELDE
Elbette, hele belli anlamında.