Kelimeler arşivi içinde; başında "ekstre" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. ekstre ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ekstre ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ekstre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EKSTREMİTAS, EKSTREMOFİL
EKSTREMİTE
EKSTREM
EKSTRE
EKSTRE
Öz. Hesap özeti. Özüt.
EKSTREMİTAS
Kol-bacak, taraf, uç, en dış uç.
EKSTREM
Aşırı. Sıra dışı. Uç.
EKSTREMOFİL
Termofil bakteriler gibi ekstrem çevre şartlarında büyüyen bir bakteri.
EKSTREMİTE
Etraf ya da uç parçaları. Omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Uç kısımlar, canlılarda segmentlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Etraf ya da etrafın uç parçaları; omurgasız hayvanlarda bölütlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan ve hareket edebilen çıkıntılar; bacaklar, kanatlar, duyargalar ve ağız parçaları gibi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKSTRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEMBRUM
Üye, organ, ekstremite.
KARİDESLER
Kabuklular (Crutacea) sınıfından, vücutları uzun, yuvarlak veya yanlardan basık, yüzmede kullanılan karın ekstremiteleri iyi gelişmiş, kuyruk yüzgeci bulunan, ekonomik önemleri olan bir alt takım.
ELÜSYON
Kromatografi işlemi ile, bir maddeyi, durgun ve hareketli sıvı fazlar arasındaki dağılma farkına dayanarak adım adım yürüterek başka maddelerden ayırma işlemi. Bir maddeyi bir adsorban üzerinde tutulmuş karışım içinden uygun çözücülerle yıkayarak ekstre etmek veya kramotografik olarak ayırma işlemi örneğin, kimyada bir enzimin absorbentinden ayrılması.
PİRETRİN
Chrysanthemum cinerariaefolium bitkisinin çiçeklerinin kurutulmasıyla elde edilen Piretrum çiçeği adlı drogdan hazırlanan ve içerisinde piretrin 1, piretrin 2, jasmolin1, jasmolin2, sinerin1 ve sinerin 2 adlı bileşikleri bulunduran bir ekstre, piretrum ekstresi.
PALP
Böceklerin dudak duygu alıcı parçaları. Diğer omurgasızlarda aynı yer ve görevdeki ekstremite. Böceklerin dudak duyu alıcı parçaları. Diğer omurgasızlarda aynı yer ve görevdeki duyu alıcı parçaları.
EKLEMBACAKLILAR
Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Bir şeyin kenarı. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin başı, tepesi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir uzaklığın son noktası. Bir şeyin baş veya son noktası.
TİMOSİN
Timüs epitel hücreleri tarafından salgılanan ve T lenfositlerinin çoğalmasında, farklılaşmasında ve işlevlerinin düzenlenmesinde önemli rol oynayan hormon benzeri ufak moleküllü peptitlerden oluşan bir ekstre, timüs hormonları karışımı.
ÖZÜT
Bir maddenin herhangi bir yolla elde edilmiş olan özü, ekstre.
MEROPODİT
Örümceklerin femuru. Kabuklularda göğüs ekstremitesinin dördüncü segmenti.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
MAKSİL
Üst çene kemiği. Eklem bacaklılarda iki çift olarak bulunan (birinci maksil ve ikinci maksil çiftleri) ve çeşitli görevlere göre çeşitli biçimler almış olan ekstremiteler.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
MAKSİLA
ve çeşitli görevlere göre çeşitli biçimler almış olan ekstremiteler.
ENDİT
Eklem bacaklıların bazı ekstremitelerinden gelişmiş uç parçaları.