Sonu DURUŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "duruş" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu duruş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında duruş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde duruş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DOLDURUŞ, DURDURUŞ, BOZDURUŞ

7 harfli kelimeler

KUDURUŞ

5 harfli kelimeler

DURUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

DURUŞ

Durma işi.

KUDURUŞ

Kudurma işi.

DURDURUŞ

Durdurma işi.

BOZDURUŞ

Bozdurma işi.

DOLDURUŞ

Doldurma işi.

  -   -   -  

Anlamında DURUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

POZ

Resim ve fotoğrafta duruş. Fotoğrafta objektifin açık kaldığı süre. Fotoğraf makinesinde kullanılan filmde her bir kare. Kurum, çalım.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

DURUM

Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

DALGALANMA

Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.

FAUL

Karşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılmış olan kural dışı hareket. Genel kurallara uygun olmayan, hoşa gitmeyen hareket, duruş vb.

SARKAÇLAMAK

Türlü tutuş ve duruşlar gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak.

FOTOJENİK

Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş). Fotoğraf kâğıdını çok etkileyen.

DURAMAH

Durma, duruş.

KONUM

Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.

MASA

Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya. Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm. Bu mobilya etrafında oturanların tümü. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Düz duruşlu yer, düzlek yapı.

PATEN

Buz üstünde kaymak için kullanılan, çoğunlukla tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı. Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü. Halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen.

KİPE

Hızla bükülen kalçanın sert ve birden gerilişiyle, vücudun yatıştan ayaküstü duruşa veya asılmadan dayanmaya geçmesi.

TANIK

Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.

BEYBENCE

Şeyh karşısında niyaz ve teslimiyet duruşu, peymançe.

BEYYİNE

Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.

SALTO

Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.

TERAZİ

Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Su terazisi. Elektronik tartma aracı. Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.

İLERİ

Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

MÜBAŞİR

Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı.

MURAFAA

Duruşma.