Kelimeler arşivi içinde; başında "dram" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. dram ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dram ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dram olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DRAMATİKLEŞTİRMEK
DRAMATİKLEŞTİRME
DRAMATİKLEŞMEK
DRAMATİKLEŞME
DRAMATURGLUK
DRAMATURGİ, DRAMATURJİ
DRAMATİZE, DRAMATURG
DRAMATİK
DRAMA
DRAM
DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı olay. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı.
DRAMATURJİ
Oyun yazma ve yönetme bilgisi.
DRAMATİKLEŞME
Dramatikleşmek durumu.
DRAMATİKLEŞTİRME
Dramatikleştirmek işi.
DRAMATURGLUK
Dramaturg olma durumu.
DRAMATURG
Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse.
DRAMATİKLEŞMEK
Dramatik bir durum almak.
DRAMA
Dram.
DRAMATURGİ
Oyun yazarlığı ve tiyatro gösterisi sanatı. İki bölümde ele alınır:. Teorik Dramaturgi: Oyun yazımı, oyun yazma kuralları ve tekniği bilimi. Pratik Dramaturgi: Bir oyunun sahneye konması işi. Örn. Dramaturgi üzerine ilk yapıt M.Ö. 362-360 yıllarında yazılmış olan Aristoteles'in "Poetica" sıdır. (bk. poetika) İkinci önemli örnek de: Lessing'in "Hamburgische Dramaturgie - Hamburg Dramaturgisi.
DRAMATİK
Sahne oyununa özgü olan. Coşku veren, duyguları kamçılayan. Acıklı. İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay).
DRAMATİZE
Radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirilen (edebî eser). Olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya konulan (olay).
DRAMATİKLEŞTİRMEK
Dramatik duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DRAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KABUKİ
(Japonca) Japonya'da dans ve şarkı ile karışık olan halk dramının adı. Jap. Ka- Ezgi, Bu - Dans, Ki - Beceriklilik sözcüklerinin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Kabuki soyluların tiyatrosu olan "No" ya kıyasla günlük yaşama yönlü Halk tiyatrosu.
RUPAKA
(Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış dramlardan on çeşidi olan birinci sınıfın adı.
KLASİKÇİLİK
(Resim, Heykel, Mimarlık) Klâsik üslûba olan hayranlık yüzünden o nitelikte yapıt vermeyi amaç edinen görüş. Avrupa'da 1770-1830 yılları arası antikçağ sanatına özenen resim, heykel ve mimarlık anlayışı. Yunan-Roma örneklerinden alınmış düz çizgili, anıtsal, huzur verici öğelerin birbirlerine ölçü ve sayı bakımından yasalı bir disiplin içinde bağlılığı, çıkıntılı kabartmalardan kaçınma "yeni klasikçilik" de denilen bu sanat üslûbunun özelliklerindendir. Eski Yunan ve Lâtin yazarları ile XVII. yüzyıl yazarlarını tutanların öğretisi. Uz yolunda, estetik bir sanat anlayışiyle antik yapıtlara dayanan bir sanat akımı. Bu akım, İtalya'da Rönesans'da başladı ve en parlak üslûbunu XVIII. yüzyılda Alfieri'nin dramlarında buldu.
AGON
Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm. Sanatçılar, ezgiciler, yazar ve oyuncular arasında değerlendirme ile sonuçlanan yarışma. Sporcular arasında olduğu gibi, sanatçılar, ezgiciler, dansçılar, yazar ve oyuncular arasındaki dereceleme ile sonuçlanan yarışma. Dram sanatında olaylar dizisi içindeki çatışma (aşama yarışması).
PSİKODRAM
Bir tek kişinin içinde geçen ruh savaşını canlandıran monodram. Örn. Jean Cocteau'nun insan Sesi.
MİMESİS
Benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansılama anlamında yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir. Sözlük anlamıyla öykünme (taklit). Platon (Eflatun) ile Aristoteles'in kullandıkları bir terimdir. Eflatun "Devlet" adlı yapıtında bu sözcüğü daha çok genel anlamda, yani "öykünme" anlamında kullanılır.
NO
(Japonca) Din âyinlerinden çıkma bir çeşit danslı ve lirik Japon dramı. Nobelyum elementinin simgesi. Nitrik oksit.
DÖRDÜZLEME
Eski Yunan tiyatrosunda üçü trajedi, sonuncusu yerme dramı olan dört sahne eserinden oluşan bölüm.
UPARUPAKA
(Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış dramlardan onsekiz çeşidi olan ikinci sınıfın adı.
NATURALİZM
Doğacılık. Sanat alanında 1880-1900 yılları arasında, doğa bilimleri üzerine kurulan insanları, kalıt, çevre ve toplum durumuna göre inceleyen ve biçimlendiren akım. Bu akım Zola, Tolstai ve Dostayevski'nin romanlarından çıkmış ve drama da geçmiştir. (Örn. lbsen ve Gerhart Hauptmann).
POPÜLİZM
Politik durumu dramatize ederek halkın ilgisini uyandırmak amacıyla yapılmış olan politika. Halk yardakçılığı.
İZDEM
Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. Bir yapıtın içerik düzeyindeki temel yönelimleri: Ölüm izdemi, çocukluk izdemi gibi.
TİYATRO
Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.
HAGARAGORT
1 -Türk doğaçlama tiyatrosunda tragedya için kullanılan argo sözcük. Tanzimat tiyatrosunda acılı oyunlar için kullanılan argo sözcük. Tiran, hain, düşman rolü. haile. Eski Türk tiyatrosunda tragedyaya ve melodrama verilen ad. (Ermenice) Tiran, hain, düşman rolü.
NATAKA
Burma'da, gerecini mitologya ile tarihten alan ve kahramanları işleyen danslı öykü. (Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış dramlardan rupaka sınıfının birinci çeşidi olan alp dramı.
POETİKA
Aristoteles'in şiir, dram sanatı, epik konuları kapsayan ve kurallar öneren kitabı. Bu kitabın komedya üzerine olan bölümü ele geçmemiştir. Aristoteles, bu kitabı M.Ö. 363 - 360 yıllarında yazmıştır. Aristoteles'in İÖ 363-360 yıllan arasında yazdığı, şiir, dram sanatı ve epik konularını içeren ve kurallarını öneren yapıtı. Bu kitabın komedya üzerine olan bölümü ele geçmemiştir.