Sonu DOĞRAM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "doğram" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu doğram ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında doğram olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde doğram olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOĞRAM

Doğrama sonucu ortaya çıkan parça.

KARADOĞRAM

Etin yağsız yeri.

  -   -   -  

Anlamında DOĞRAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞRAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOĞRAMACILIK

Doğramacının yaptığı iş.

CİRTMEK

Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

DOĞRATMAK

Doğrama işini yaptırmak.

KURTAĞZI

Gemi ve sandallarda halatın geçmesi için teknenin kenarına tutturulmuş, açık ağız biçiminde metal parça. Doğramanın birbirine geçen dişleri. Çatıdaki dışa açılan küçük pencere.

DOĞRAMA

Doğramak işi. Bir yapının kapı, pencere, dolap, raf vb. ağaç, metal veya plastik bölmeleri.

ÇIRTMAK

Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak. Küçük parçalara ayırmak, ince ince doğramak (kabak hakkında). Kan almak için ustura ile vücudu kesilmek. Damla damla inek sağmak. Kamçı, lastik parçası vs. ile vurmak, kamçılamak; ince, uzun dilimler hâlinde doğramak.

ÇIRTMA

Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. İnce doğranmış taze fasulye yemeği. İnce doğranmış salatalık üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan salata, cacık. Isırgan otundan yapılmış börek. Tekme, çelme. Fiske. Çelme, doğrama; çırtma tahmak, şalgam çırtmasi.

DOĞRAMACI

Ahşap doğrama yapan kimse.

KESTANE

Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa). Kestane rengi. Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

DOĞRAYIŞ

Doğrama işi.

FAREKUYRUĞU

Tahta işlemeciliğinde veya ahşap doğramada, kilit yeri açmakta kullanılan ince, dar testere.

KIYMAK

Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak. Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek. Acımayıp öldürmek. Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek.

ÇENTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.

ÇENDELEMEK

Yontmak. Ufak ufak doğramak.

ÇENTİKLEMEK

Bir şeyde çentik açmak. Bir şeyi ince doğramak.

CENTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

OMBRA

Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya.

SUNTA

Doğramacılıkta kereste olarak kullanılan, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılmış olan tahta.