Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dişli" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dişli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dişli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dişli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİŞLİ
Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.
SIÇANDİŞLİ
Sıçandişi türünde olan.
GİDİŞLİ
Gidince.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİŞLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞANZIMAN
Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu.
KAŞAĞI
Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç. Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık veya el biçiminde, tırnaklı araç.
BIÇKI
Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
ŞAFT
Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
TARAK
Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).
DİŞEĞİ
Taşları yontmak için kullanılan dişli bir tür çekiç.
SARIMSAK
Zambakgillerden, 25-100 santimetre yüksekliğinde, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum). Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü.
KİRKİT
Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden veya ağaçtan yapılmış dişli araç.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
MAKİNE
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.
İSKETE
Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, güzel sesli bir kuş (Parus ater).
RULET
Bir bilyenin, dönmekte bulunan derin tepside yazılı numaralarından ve siyah ile kırmızı renklerden birinin üzerinde durmasıyla kazananı belirten kumar aracı ve bununla oynanan kumar. Pastacı, terzi vb.nin kullandığı dişli, küçük demir çark.
KÜLTİVATÖR
Toprağı yüzeyden işlemeye yarayan dişli alet.
KARAHİNDİBA
Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki (Taraxacum).
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
KUMLAMA
Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme. Oyma işlerinde, çukurda kalan yüzeyleri özel dişli araçlarla pürüzlü duruma getirme.
RASPA
Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.
KESME
Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.