Kelimeler arşivi içinde; başında "dize" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. dize ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dize ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dize olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİZELEŞTİREBİLMEK
DİZELEŞTİREBİLME
DİZELEŞTİRMEK
DİZELEŞTİRME
DİZELGELEME
DİZEBİLMEK, DİZELEŞMEK
DİZEBİLME, DİZELEŞME, DİZELEMEK
DİZELEME, DİZEKMEK, DİZEMSİZ
DİZELGE, DİZEMLİ, DİZENEK, DİZENİN
DİZEME
DİZEL, DİZEK, DİZEÇ, DİZEM, DİZEN, DİZEY
DİZE
DİZE
Şiirin satırlarından her biri, mısra.
DİZELGE
Liste.
DİZEMLİ
Düzenli aralıklarla tekrarlanan, tartımlı, ritimli, ritmik.
DİZELEME
Dizelemek işi.
DİZELEŞTİREBİLME
Dizeleştirebilmek işi.
DİZEMSİZ
Dizemi olmayan, tartımsız, ritimsiz.
DİZEBİLME
Dizebilmek işi.
DİZELEŞME
Dizeleşmek işi.
DİZELGELEME
Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama.
DİZEKMEK
Dizilmek.
DİZELEŞTİRMEK
Dize durumuna getirmek.
DİZELEŞTİREBİLMEK
Dizeleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİZELEŞMEK
Dize durumuna gelmek.
DİZELEŞTİRME
Dizeleştirmek işi.
DİZEBİLMEK
Dizme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİZELEMEK
Dize durumuna getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BERCESTE
Güzel, latif. Sanat değeri yüksek olan dize. Seçilmiş, seçme.
GAZEL
Divan edebiyatında 5-10 beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklı, genel olarak lirik konularda yazılan nazım biçimi. Klasik Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de olanak veren müzik eseri. Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı.
DİZLEMEK
Dize kadar batmak. Dizini kullanarak bastırmak.
İKMAL
Eksik bir şeyi tamamlama, daha iyi duruma getirme, bütünleme. Bitirme. Cümlenin, dizenin anlamını sonra gelen cümle veya dize ile tamamlama. Geri hizmet.
BAŞKAFİYE
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
KASİDE
On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.
DİZEM
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.
DÖRTLEME
Dörtlemek işi. Bir gazelin her beytinin başına iki dize eklenerek yapılmış olan nazım biçimi, terbi. Tarlayı dört kez sürme.
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
ENTERTİP
Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi.
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
DÖRTLÜK
Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi. Birlik notanın dörtte biri uzunluğunda nota. Dört taneden oluşmuş, dört tane alabilen. Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası, kıta.
BEYİT
Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası. Ev.