Sonu DİYET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "diyet" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu diyet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında diyet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde diyet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MEVCUDİYET

8 harfli kelimeler

CİDDİYET, EBEDİYET, FERDİYET, MADDİYET, UBUDİYET, ZIDDİYET

7 harfli kelimeler

AİDİYET

5 harfli kelimeler

DİYET

Bazı kelimelerin anlamları

DİYET

İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

EBEDİYET

Sonsuzluk.

ZIDDİYET

Karşıtlık. Geçimsizlik, çekemezlik, birbini sevmeme.

AİDİYET

İlişkinlik. İlgi.

CİDDİYET

Ağırbaşlılık.

MEVCUDİYET

Varlık. Varoluş.

MADDİYET

Maddilik.

UBUDİYET

Kulluk.

FERDİYET

Bireysellik.

  -   -   -  

Anlamında DİYET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIVITMAK

Cıvık duruma getirmek. Bir işi yakışık almayacak bir duruma getirmek. Ciddiyetten uzaklaşmak.

GAYRİCİDDİ

Ciddi olmayan, laubali, ciddiyetsiz.

İLİŞKİNLİK

İlişkin olma durumu, aidiyet.

REJİM

Yönetme, düzenleme biçimi, düzen. Bir devletin yönetim biçimi. Akarsu debisinin yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü. Diyet.

DİYETİSYEN

Diyet uzmanı.

KULLUK

Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet. Karakol. Kulun yaptığı iş.

BİREYCİ

Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.

AĞIRBAŞLILIK

Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.

BİREYSELLİK

Birey olma olgusu. Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet.

İLGİ

İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

KARŞITLIK

Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.

PERHİZ

Diyet. Hristiyanların ve Yahudilerin belli günlerde et, yağ vb. yiyecekleri yemeden tuttukları oruç.

BİREYCİLİK

Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.

PROTOKOL

Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.

GEVŞEME

Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

LAUBALİ

Saygısız, çekinmesi olmayan. Davranışları ölçülü, olgun olmayan, ciddiyetsiz. Aşırı samimi bir biçimde, teklifsizce. Senli benli, teklifsiz.

SALLAPATİLİK

Sallapati olma durumu. Ciddiyetsizlik.

SAKARİN

Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde.

KEFARET

Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.

MADDİLİK

Maddi olma durumu, cismanilik, maddesellik, maddiyet.