Kelimeler arşivi içinde; başında "değiş" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. değiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu değiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde değiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEĞİŞTİRİLEBİLMEK, DEĞİŞTİRİLİVERMEK
DEĞİŞTİRİLEBİLME, DEĞİŞTİRİLİVERME
DEĞİŞTİREBİLMEK, DEĞİŞTİRİVERMEK
DEĞİŞTİREBİLME, DEĞİŞTİRİVERME, DEĞİŞİNİMCİLİK
DEĞİŞTİRİMSİZ, DEĞİŞTİRİLMEK, DEĞİŞİMSİZLİK
DEĞİŞTİRİLME, DEĞİŞİVERMEK, DEĞİŞTİRİLİŞ, DEĞİŞTİRİMCİ, DEĞİŞTİRİMLİ, DEĞİŞTİRMECE, DEĞİŞEBİLMEK, DEĞİŞTİRTMEK
DEĞİŞMEZLİK, DEĞİŞTİRMEK, DEĞİŞTİRTME, DEĞİŞTİRGEN, DEĞİŞTİRGEÇ, DEĞİŞİNİMCİ, DEĞİŞEBİLME, DEĞİŞİCİLİK, DEĞİŞİKLEME, DEĞİŞİVERME, DEĞİŞKENLİK, DEĞİŞKİNLİK
DEĞİŞTİREÇ, DEĞİŞTİREK, DEĞİŞTİRGE, DEĞİŞTİRME, DEĞİŞTİRİŞ, DEĞİŞİKLİK, DEĞİŞİLMEK, DEĞİŞTİRİM, DEĞİŞİMSİZ
DEĞİŞİMLİ, DEĞİŞİNİM, DEĞİŞSEME, DEĞİŞTİRİ
DEĞİŞKİN, DEĞİŞKEN, DEĞİŞMEZ, DEĞİŞİCİ, DEĞİŞMEK
DEĞİŞME, DEĞİŞİŞ, DEĞİŞİM, DEĞİŞKE, DEĞİŞİK
DEĞİŞİ
DEĞİŞ
DEĞİŞ
Değme işi. Değişim.
DEĞİŞTİRİMSİZ
Yönleçsel çarpmada olduğu gibi, sonucu terimlerin sırasına bağlı olan işlemim özelliği.
DEĞİŞTİRİLMEK
Değiştirme işi yapılmak.
DEĞİŞTİRİLİVERMEK
Çabucak veya ansızın değiştirilmek.
DEĞİŞTİRİLİVERME
Değiştirilivermek işi.
DEĞİŞTİRİLME
Değiştirilmek işi.
DEĞİŞTİRİLİŞ
Değiştirilme işi.
DEĞİŞTİRİVERMEK
Çabucak veya ansızın değiştirmek.
DEĞİŞTİRİLEBİLME
Değiştirilebilmek işi.
DEĞİŞİVERMEK
Çabucak veya ansızın değişmek.
DEĞİŞTİRİVERME
Değiştirivermek işi.
DEĞİŞTİRİLEBİLMEK
Değiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEĞİŞTİREBİLMEK
Değiştirmeye imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEĞİŞTİREBİLME
Değiştirebilmek işi.
DEĞİŞİMSİZLİK
Belirli dönüşüm işlemleri altında değişmeden korunan bir büyüklüğün ya da bir sayı dizgesinin dunumu.
DEĞİŞİNİMCİLİK
Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEĞİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
ANAGRAM
Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ALTERNATİF
Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.