DEVLET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "devlet" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. devlet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu devlet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde devlet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRİLMEK

16 harfli kelimeler

DEVLETLERBİRLİĞİ, DEVLETLEŞTİRİLME

15 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

DEVLETOĞLANI, DEVLETLİBABA, DEVLETLİAĞAÇ

11 harfli kelimeler

DEVLETÇİLİK

10 harfli kelimeler

DEVLETHANE, DEVLETKUŞU

9 harfli kelimeler

DEVLETTİN, DEVLETHAN

8 harfli kelimeler

DEVLETLİ, DEVLETLE, DEVLETÇİ

6 harfli kelimeler

DEVLET

Bazı kelimelerin anlamları

DEVLET

Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

DEVLETHANE

Nezaket gereği olarak "ev" anlamında kullanılan bir söz.

DEVLETLİ

Mutluluk ve refah içinde olan (kimse). Osmanlı Devleti'nde paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.

DEVLETKUŞU

Diyarbakır şehri, Ergani ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DEVLETLEŞTİRİLMEK

Kamulaştırılmak.

DEVLETTİN

Dinin mutluluğu, uğuru, büyüklüğü.

DEVLETLERBİRLİĞİ

Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.

DEVLETLE

"Güle güle" anlamında kullanılan bir esenleme sözü.

DEVLETLEŞTİRMEK

Kamulaştırmak.

DEVLETLİBABA

Balıkesir ilinde, Düvertepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DEVLETLİAĞAÇ

Kırklareli ilinde, Kofçaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DEVLETLEŞTİRME

Kamulaştırma.

DEVLETÇİLİK

Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.

DEVLETLEŞTİRİLME

Kamulaştırılma.

DEVLETHAN

Afyon şehrinde, Hocalar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Soma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DEVLETOĞLANI

Çorum ili, Mecitözü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında DEVLET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEVLET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVUKAT

Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AMERİKALI

Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ARSLANLI

Arslanı olan. Osmanlı Devleti'nde kullanılan arslan baskılı gümüş sikke.

AZİZİYE

Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

ATABEY

Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

AMERİKANCA

Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.

ADLİYE

Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

AJAN

Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.

AMANNAME

İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.