Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derma" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında derma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PNÖMOHİPODERMA
STAFİLODERMA, TOKSİKODERMA
ERİTRODERMA, SİDERODERMA, SİYANODERMA, SKLERODERMA
PNÖMODERMA
ENDODERMA, GERODERMA, HYPODERMA, LÖKODERMA, PİYODERMA
İYODERMA
DERMA
DERMA
Temriye, egzama. Deri.
ENDODERMA
Endoderm.
PİYODERMA
Derinin irinli nitelikteki herhangi bir enfeksiyonu, piyodermatitis, piyodermatozis. Püstül, akne ve furunküloz gibi deri lezyonları piyoderma başlığı içinde ele alınır.
PNÖMODERMA
Deri altı amfizemi.
SİDERODERMA
Demir metabolizması bozukluğu sonucunda derinin bronz rengi alması.
GERODERMA
Üreme organları ve derinin distrofisi sonucu ihtiyarlıkta olduğu üzere derinin kırışması ve kalınlaşması.
PNÖMOHİPODERMA
Deri altı dokularda hava bulunması.
İYODERMA
İyodizmden kaynaklanan ve deride oluşan herhangi bir patolojik değişim.
SİYANODERMA
Derinin mavi renk alması.
STAFİLODERMA
Stafilakok türü bakteriler tarafından oluşturulan irinli deri enfeksiyonu, stafilodermatitis.
TOKSİKODERMA
Zehirli bir cilt hastalığı.
HYPODERMA
Büvelek sinekleri.
ERİTRODERMA
Eritroderm.
LÖKODERMA
Deride melanin pigmentinin yerel yetersizliği veya yokluğu, lökodermi, lökopati. Lökotrikiayla birlikte veya ayrı olarak şekillenebilir.
SKLERODERMA
Vücutta herhangi bir doku veya organın bağ doku artışı nedeniyle sertleşmesi ve büzüşmesi. Köpeklerde yerel deri sertleşmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOFLUK
Kof olma durumu. Bilgisizlik, ahmaklık. İçi boş yer. Güçsüzlük, dermansızlık.
HOŞAFLIK
Güçsüzlük, dermansızlık. Hoşaf yapmaya ayrılmış veya elverişli.
TAKAT
Bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet.
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).
MECALSİZ
Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz.
BESNOİTİOZİS
Sığır, at, koyun, keçi ve diğer otçullarda Besnoitia cinsi protozoonların neden olduğu, sokucu sinekler tarafından mekanik olarak taşınan veya enfekte kedi dışkısında bulunan, ookistlerin ağız yoluyla alınmasıyla bulaşan, etkenlerin birçok dokuda kalın duvarlı kist oluşmasıyla ve klinik olarak ateş, anazarka, anasarka, iştahsızlık, fotofobi, sklerodermatitis ve değişen derecelerde kıl dökülmesi gibi belirtilere neden olan hastalık, fil derisi hastalığı. Hastalık geçmişte globidiyozis olarak adlandırılmaktaydı.
CİLDİYE
Hekimliğin deri hastalıkları ile ilgili dalı, dermatoloji.
MECAL
Güç, kuvvet, derman, takat.
CİLDİYECİ
Deri hastalıkları uzmanı, dermatolog.
DERMATOLOJİK
Dermatoloji ile ilgili.
ASTENİ
Düşkünlük, kuvvet, dermansızlık, beden zafiyeti ve enerjinin kaybedilmesi.
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TAKATSİZ
Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz. Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz bir biçimde.
İSKORBÜT
C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık, diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık.
BİTKİN
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
BİTKİNLİK
Bitkin olma durumu, dermansızlık, zafiyet.
ASTROSİT
Merkezi sinir sisteminde bulunan bir nöroglia hücresi tipi. Merkezi sinir sisteminde bulunan, sinir hücrelerinin, oligodendrositlerin ve damarların çevresinde yerleşen, kan ve sinir hücreleri arasında su ve mineral madde alışverişini sağlayan, ektodermal kökenli bir çeşit nörogliya hücresi, astrogliya.
ANTEDON
Derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumunun, denizlâleleri (Crinoidea) sınıfından, erginleri serbest, hareketli olan, on tane kolu olan, 15 cm kadar, A.mediterranea türü Akdeniz'de yaşayan bir cins. (Antedon), Derisi dikenliler (Echinoderma) alt-filumnun deniz-lâleleri (Crinoidea) sınıfından bir cins. Erginleri özgür hareketli olur. Kolları 10 tanedir. A. Mediterranea türü 15 cm kadar olup Akdenizde yaşar.
MECALSİZLİK
Argınlık, dermansızlık, takatsizlik.