DERİN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "derin" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. derin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu derin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde derin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DERİNLEŞTİREBİLME

16 harfli kelimeler

DERİNLEŞTİRİLMEK

15 harfli kelimeler

DERİNLEŞEBİLMEK, DERİNLEŞİVERMEK, DERİNLEŞTİRİLME

14 harfli kelimeler

DERİNLEŞİVERME, DERİNLEŞEBİLME, DERİNLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

DERİNLEŞTİRME, DERİNLİKÖLÇER, DERİNLEMESİNE

11 harfli kelimeler

DERİNLETMEK, DERİNLİĞİNE, DERİNLEŞMEK, DERİNLİKSİZ

10 harfli kelimeler

DERİNLETME, DERİNLİKLİ, DERİNLEŞME, DERİNPINAR, DERİNBASKI, DERİNGEÇİT, DERİNBOĞAZ

9 harfli kelimeler

DERİNKUYU, DERİNGÖZE, DERİNEMEK, DERİNDERE

8 harfli kelimeler

DERİNKÖY, DERİNNİK, DERİNMEK, DERİNCEK, DERİNLİK, DERİNÇAY, DERİNDEN, DERİNGÖZ, DERİNKÖK

7 harfli kelimeler

DERİNCE, DERİNDİ, DERİNÖZ, DERİNSU, DERİNTİ, DERİNTÜ

5 harfli kelimeler

DERİN

Bazı kelimelerin anlamları

DERİN

Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

DERİNLİĞİNE

Derinlemesine.

DERİNLEŞİVERME

Derinleşivermek işi.

DERİNLEŞTİRMEK

Derin duruma getirmek. Ayrıntılarına kadar incelemek, derinliğine incelemek.

DERİNLEMESİNE

Ayrıntılı olarak, derinliğine.

DERİNLİKSİZ

Derinliği olmayan.

DERİNLEŞİVERMEK

Çabucak veya ansızın derinleşmek.

DERİNLEŞEBİLMEK

Derinleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DERİNLİKÖLÇER

Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet, batimetre.

DERİNLEŞTİREBİLME

Derinleştirebilmek işi.

DERİNLEŞTİRİLME

Derinleştirilmek işi.

DERİNLEŞEBİLME

Derinleşebilmek işi.

DERİNLEŞTİRME

Derinleştirmek durumu, tamik.

DERİNLEŞMEK

Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.

DERİNLEŞTİRİLMEK

Derin duruma getirilmek. Ayrıntılarına kadar incelenmek, derinliğine incelenmek.

DERİNLETMEK

Derin duruma getirmek.

  -   -   -  

Anlamında DERİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DERİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALLAME

Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili.

BATYAL

Derinliği 200-2000 metre arasında olan deniz.

ÇARPILMAK

Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

DALGAÖLÇER

Oluşan dalgaların yüksekliğini ve derinliğini ölçen alet.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

BATIK

Batmış. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

BASEN

Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.

AKINKAYASI

Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.

BATAKLIK

Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

BATİMETRİ

Derinlik ölçümü.

BELAGAT

İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik. Bir şeyde gizli olan derin anlam. Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

BATİMETRE

Derinlikölçer.

CIDAĞI

Atın iki omzunun arası. Derin, işleyen yara, büyük çıban.

DALGINLIK

Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.