DELİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "deli" olan, toplam 93 adet kelime bulunmaktadır. deli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu deli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DELİOĞLANDERESİ, DELİOĞLANSARIĞI, DELİRTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DELİRTİLEBİLME

13 harfli kelimeler

DELİRTEBİLMEK, DELİBEKİROĞLU, DELİBAŞŞERİDİ, DELİAHMETOĞLU

12 harfli kelimeler

DELİBALLILAR, DELİNEBİLMEK, DELİBALTALIK, DELİRTEBİLME, DELİKANLILIK, DELİRİVERMEK, DELİREBİLMEK, DELİBOZUKLUK, DELİNİVERMEK, DELİBADILCAN, DELİALİUŞAĞI

11 harfli kelimeler

DELİNEBİLME, DELİŞMENLİK, DELİNİVERME, DELİBEKİRLİ, DELİREBİLME, DELİRİVERME, DELİYATALĞI, DELİRTİLMEK

10 harfli kelimeler

DELİRTİLME, DELİŞMENCE, DELİMŞİREK, DELİMSİRİK, DELİMSİREK, DELİMSEREK, DELİLENMEK, DELİBAZARI, DELİBAYRAM, DELİTOYLUK, DELİYAZMIŞ, DELİBOYNUZ, DELİCESİNE, DELİBUĞDAY, DELİVERMEK

9 harfli kelimeler

DELİVERME, DELİSENGİ, DELİBEDİR, DELİOSMAN, DELİBİBER, DELİBAŞLI, DELİBOZUK, DELİBALTA, DELİBALAK, DELİCİLİK, DELİTÜTÜN, DELİKANLI, DELİRTMEK, DELİLENME

8 harfli kelimeler

DELİRYUM, DELİBAŞI, DELİRMEK, DELİRTME, DELİKSİZ, DELİBEÇE, DELİSENİ, DELİSENK, DELİNMEK, DELİŞMEN, DELİBULU, DELİVELİ, DELİMSÜK, DELİMSEK, DELİTEPE

7 harfli kelimeler

DELİSEN, DELİSEM, DELİYEL, DELİTOY, DELİRİŞ, DELİREK, DELİBAĞ, DELİNME, DELİNCE, DELİMİT, DELİLİK, DELİRME, DELİKLİ, DELİBAL, DELİBAŞ

6 harfli kelimeler

DELİOT, DELİCİ, DELİCE

5 harfli kelimeler

DELİL, DELİK, DELİP

4 harfli kelimeler

DELİ

Bazı kelimelerin anlamları

DELİ

Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.

DELİRTEBİLME

Delirtebilmek işi.

DELİBAŞŞERİDİ

Arakonakçı olarak kullandığı koyunla sığırda delibaş hastalığını meydana getiren ve ergin evrede köpeklerin ince bağırsak asalağı olarak yaşayan, armudumsu başlı yassı solucan.

DELİOĞLANDERESİ

Sivas ilinde, Deliktaş bucağına bağlı bir bölge.

DELİKANLILIK

Delikanlı olma durumu.

DELİREBİLMEK

Delirme olasılığı bulunmak.

DELİNEBİLMEK

Delinme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DELİRİVERMEK

Ansızın delirmek.

DELİBALLILAR

Bursa şehrinde, Orhaneli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DELİRTİLEBİLMEK

Delirtilme olasılığı bulunmak.

DELİBALTALIK

Delibalta olma durumu.

DELİRTİLEBİLME

Delirtilebilmek işi.

DELİBEKİROĞLU

Çorum ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

DELİRTEBİLMEK

Delirtme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DELİOĞLANSARIĞI

Sarığıburma tatlısı.

DELİAHMETOĞLU

Samsun ili, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Zonguldak kenti, Devrek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında DELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AMELE

Gündelikle çalışan işçi.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ARTEZYEN

Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu.

ALACAKLANDIRICI

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.

ARMADURA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.

ASMOLEN

Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

AJUR

Delikli örgü, gözenek.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

ANORMAL

Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.