Kelimeler arşivi içinde; sonunda "davacı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu davacı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında davacı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde davacı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DAVACI
Dava eden kimse, savlayıcı, müddei.
BEDAVACI
Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAVACI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEDAVACILIK
Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük.
SAVLAYICI
Davacı.
TARITKAN
Davacı.
MÜDAFİ
Savunucu. Bir davada, davacı veya davalının haklarını savunan kimse.
BELEŞÇİ
Bedavacı.
DOVACI
At, eşek ve benzerleri hayvanlarda soğuk almaktan, terli ve yorgunken su içmekten ileri gelen hastalık. Duacı: O adam çok hayır sahibidir, arkasından çok davacıları var.
DAVACILIK
Davacı olma durumu.
DURUŞMA
Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, murafaa.
LÜPÇÜ
Bedavacı.
YALAKÇI
Sırnaşık, eğitimsiz. Dalkavuk. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Çıkarcı.
YARGILAMAK
Yargıç, bir karara varmak için davalı ile davacıyı dinleyerek sonuca varmak. Herhangi bir kimse, şey, konu vb.yle ilgili olumlu veya olumsuz görüş belirtmek.
BORBUT
Sahip, davacı. Kir, küf, pislik.
BELEŞÇİLİK
Bedavacılık.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
SÜRÜŞMEK
1.Çekememek, kıskanmak. 2.Davacı olmak. 3.Karşılaşmak, yarışmak. 4.Karşılıklı uğraşmak, çekişmek, itişmek. Kavga etmek. İşi uzatmak, oyalanmak. Sürünmek. Hastalık içinde sürünmek.
HENDEYH
Hendek. Parasız geçinmeyi seven, bedavacı. Arapça kökenli handek: hendek.
MÜDDEİ
Davacı.
AVANTACI
Çıkarcı, beleşçi, bedavacı.
LÜPÇÜLÜK
Bedavacılık.
YALAH
Hayvanların içinden yemek yediği, taş, ağaç, çanak ve benzerleri kap. Hayvanların su içtiği ağaç kap, taş oyuğu. Hayvanların su içmesi için, ağaç, taş ve benzerleri maddelerden yapılan ve çeşmelerin önünde bulunan oluk, tekne. Çukur yer (genellikle kazılmış). Saksı. Küçük su birikintisi, gölcük. Ağaç leğen. Ahırda, hayvan pisliklerinin biriktiği uzun çukur. Ortası çukur tarla. 1. Vadilerdeki küçük, verimli düzlük. 1. Kuytu yer. 1. Dağ yamacındaki düzlük. 1. Sahan, tabak, çanak, tas gibi kaplara verilen genel ad. 1. Suyun akarken yardığı yer. 1. Kalaycılıkta, bakır temizlenen yer. 1. Sığ, derin olmayan. Geveze, boşboğaz, söz taşıyarak arabozan. Sırnaşık, eğitimsiz. Dalkavuk. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Dönek. Aşağılık, onursuz. İkiyüzlü. Her işe burnunu sokan. Sürtük. 1. Hoppa, kötü kadın. Eski türkçe yal+ak: Köpeğe yiyecek verilen kap; çeşmede hayvanların su içtiği tekne (Erzincan Merkez). Kedi ve köpeklerin yemek kabı. Çukur, dere vadisi.