Kelimeler arşivi içinde; sonunda "darın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu darın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında darın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde darın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DARIN
DARIN
Daradar, güçlükle.
Bu bölümde tanımı içerisinde DARIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SALTÇILIK
Hükümdarın bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi, mutlakiyet, mutlakçılık.
TAHSİLDARLIK
Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik.
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse. Herhangi bir göreve veya makama geleceği beklenilen kimse.
SALTANAT
Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.
ÇAVDARMAHMUZU
Buğdaygillerin ve en çok çavdarın, başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, 1-4 santimetre uzunluğunda, 2-7 milimetre genişliğinde, az çok kıvrık, kolayca kırılabilen, özel kokulu, silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri (Claviceps purpurea).
MEŞRUTİYET
Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükûmet etme biçimi. Osmanlı Devleti'nde 1876 Anayasa'sıyla başlayan ve 1918 Mondros Mütarekesi'ne kadar süren, I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre.
ARDAY
Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: I b >+ = < b I. Herhangi bir nedenle yerinden ayrılacak olan bir hükümdarın yerine geçecek aday prens ya da prenses.
OTOKRASİ
Hükümdarın, bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi.
REAYA
Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk. Tanzimattan önce Osmanlı Devleti'nin Müslüman olmayan uyrukları. Hristiyan.
SULTANLIK
Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.
DEFTERDARLIK
Defterdar olma durumu. Defterdarın makamı. Defterdarın çalıştığı yapı. Defterdarın görevi.
HAZİNEDARLIK
Hazinedarın yaptığı iş.
MUHALEFET
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.
NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse.
ARZUHAN
Hükümdarın isteği, dileği.
TEOKRASİ
Siyasi iktidarın, Tanrı'nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal, siyasi düzen, din erki.
RADARCI
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.
İLHAN
İmparator. İran Moğollarında hükümdarın unvanı.
VEZNEDARLIK
Veznedarın görevi. Banka vb. kurum ve kuruluşlarda veznenin bulunduğu yer.