Kelimeler arşivi içinde; başında "darın" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. darın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu darın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde darın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DARIN
Daradar, güçlükle.
DARINMAK
Darılmak, gücenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DARIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAZİNEDARLIK
Hazinedarın yaptığı iş.
OTOKRASİ
Hükümdarın, bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi.
İLHAN
İmparator. İran Moğollarında hükümdarın unvanı.
MUHALEFET
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.
SALTÇILIK
Hükümdarın bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi, mutlakiyet, mutlakçılık.
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse. Herhangi bir göreve veya makama geleceği beklenilen kimse.
TAHSİLDARLIK
Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik.
SULTANLIK
Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.
TEOKRASİ
Siyasi iktidarın, Tanrı'nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal, siyasi düzen, din erki.
ARZUHAN
Hükümdarın isteği, dileği.
ARDAY
Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: I b >+ = < b I. Herhangi bir nedenle yerinden ayrılacak olan bir hükümdarın yerine geçecek aday prens ya da prenses.
DEFTERDARLIK
Defterdar olma durumu. Defterdarın makamı. Defterdarın çalıştığı yapı. Defterdarın görevi.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.
ÇAVDARMAHMUZU
Buğdaygillerin ve en çok çavdarın, başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, 1-4 santimetre uzunluğunda, 2-7 milimetre genişliğinde, az çok kıvrık, kolayca kırılabilen, özel kokulu, silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri (Claviceps purpurea).
NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse.
MEŞRUTİYET
Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükûmet etme biçimi. Osmanlı Devleti'nde 1876 Anayasa'sıyla başlayan ve 1918 Mondros Mütarekesi'ne kadar süren, I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre.
REAYA
Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk. Tanzimattan önce Osmanlı Devleti'nin Müslüman olmayan uyrukları. Hristiyan.
VEZNEDARLIK
Veznedarın görevi. Banka vb. kurum ve kuruluşlarda veznenin bulunduğu yer.
SALTANAT
Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.
RADARCI
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse.