DARLIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "darlık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. darlık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu darlık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde darlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DARLIK

Dar olma durumu. Geçim zorluğu. İç sıkıntısı.

  -   -   -  

Anlamında DARLIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DARLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VERGİCİLİK

Tahsildarlık.

KAFADAŞLIK

Kafadarlık.

BAKIKULU

Osmanlılarda, defterdarlık merkez örgütünde devlet gelirlerini toplayan görevli, maliye müfettişi.

DARAŞLIK

Sıkıntılı ortam, durum, darlık.

RUZNAMÇE

Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter.

ANLAMLILIK

Anlamlı olma durumu, manidarlık.

PADİŞAHLIK

Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.

KONUKÇULUK

Konukçunun yaptığı iş, mihmandarlık.

PAYDAŞLIK

Hissedarlık.

CÜLUS

Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

MÜZAYAKA

Sıkıntı, darlık, parasızlık.

SIKIŞMAK

Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.

KITLIK

Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma. Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık. Duygu, söz vb.nde azlık. Yiyecek maddelerinde görülen darlık.

PERDECİLİK

Perdecinin işi, perdedarlık.

TAHT

Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

YÜZDE

Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik. Herhangi bir sayı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz.

İLGİLİLİK

İlgili olma durumu, alakadarlık, alakalılık.

TAÇ

Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık. Genellikle göz düzeyinden yüksek mobilyaların üstlerindeki kabartmalı, oymalı, süslü bölüm. Çiçeğin dıştan ikinci halkasında bulunan yaprakların hepsi. Bazı tarikatlarda şeyhlerin giydikleri başlık. Yan. Gelinlerin başlarına takılan süs.

MEŞRUTİYET

Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükûmet etme biçimi. Osmanlı Devleti'nde 1876 Anayasa'sıyla başlayan ve 1918 Mondros Mütarekesi'ne kadar süren, I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre.