Kelimeler arşivi içinde; başında "darlık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. darlık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu darlık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde darlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DARLIK
DARLIK
Dar olma durumu. Geçim zorluğu. İç sıkıntısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DARLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAFADAŞLIK
Kafadarlık.
ANLAMLILIK
Anlamlı olma durumu, manidarlık.
CÜLUS
Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma.
KITLIK
Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma. Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık. Duygu, söz vb.nde azlık. Yiyecek maddelerinde görülen darlık.
RUZNAMÇE
Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter.
MEŞRUTİYET
Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükûmet etme biçimi. Osmanlı Devleti'nde 1876 Anayasa'sıyla başlayan ve 1918 Mondros Mütarekesi'ne kadar süren, I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
İLGİLİLİK
İlgili olma durumu, alakadarlık, alakalılık.
PAYDAŞLIK
Hissedarlık.
PADİŞAHLIK
Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.
SIKIŞMAK
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
MÜZAYAKA
Sıkıntı, darlık, parasızlık.
BAKIKULU
Osmanlılarda, defterdarlık merkez örgütünde devlet gelirlerini toplayan görevli, maliye müfettişi.
TAHT
Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.
DARAŞLIK
Sıkıntılı ortam, durum, darlık.
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik. Herhangi bir sayı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz.
PERDECİLİK
Perdecinin işi, perdedarlık.
VERGİCİLİK
Tahsildarlık.
TAÇ
Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık. Genellikle göz düzeyinden yüksek mobilyaların üstlerindeki kabartmalı, oymalı, süslü bölüm. Çiçeğin dıştan ikinci halkasında bulunan yaprakların hepsi. Bazı tarikatlarda şeyhlerin giydikleri başlık. Yan. Gelinlerin başlarına takılan süs.
KONUKÇULUK
Konukçunun yaptığı iş, mihmandarlık.