Kelimeler arşivi içinde; sonunda "damla" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu damla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında damla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde damla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIDAMLA
ALTINDAMLA, GÜMÜŞDAMLA
KARADAMLA, ORTADAMLA
ŞİPDAMLA
AKDAMLA
DAMLA
DAMLA
Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı. Damla biçiminde olan (ziynet). Kalbe inen inme, felç. Damlalıkla kullanılan ilaç. Çok az miktar.
ALTINDAMLA
Şanlıurfa şehri, Kabahaydar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞİPDAMLA
İçine pekmez toprağı katıldıktan sonra, torbadan süzülen şıra.
ORTADAMLA
Ağrı ilinde, Dedeli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AKDAMLA
Süt, yoğurt. Artvin şehri, Veliköy bucağına bağlı bir bölge.
YUKARIDAMLA
Ağrı ilinde, Dedeli bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÜMÜŞDAMLA
Antalya şehri, Cevizli bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bayburt şehri, Aydıntepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARADAMLA
Birdenbire vücudu kaplayan ağrı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAMLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİKİT
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.
DAMLACIK
Küçük damla.
DAMLATILMAK
Damlatma işi yapılmak.
DEVLETLİ
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse). Osmanlı Devleti'nde paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
DAMLATMA
Damlatmak işi.
ÇORAK
Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).
DAMLAMAK
Damla durumunda tane tane düşmek. İçindekini damla damla akıtmak. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek.
BABALIK
Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.
CÜBBE
Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
DAMLAMA
Damlamak işi.
ÇALIŞTAY
Bilim adamlarının ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısı.
AZİZİYE
Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.
BUHARLAŞTIRMAK
Bir sıvıyı kaynatarak buhar durumuna getirmek. Bir sıvıyı ince damlacıklar durumunda damıtmak.
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.
DAMLALIK
Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
DAMLATMAK
Damla damla akıtmak. Damıtmak.