DAMLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "damla" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. damla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu damla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde damla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DAMLATILABİLMEK

14 harfli kelimeler

DAMLATILABİLME

13 harfli kelimeler

DAMLAYIVERMEK, DAMLATABİLMEK, DAMLATIVERMEK, DAMLAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

DAMLAYABİLME, DAMLATIVERME, DAMLATABİLME, DAMLAYIVERME

11 harfli kelimeler

DAMLATILMAK

10 harfli kelimeler

DAMLAPINAR, DAMLATILMA

9 harfli kelimeler

DAMLATMAK, DAMLAMACA, DAMLAŞMAK, DAMLATAŞI

8 harfli kelimeler

DAMLATMA, DAMLAYIŞ, DAMLATIŞ, DAMLATAŞ, DAMLARCA, DAMLANTI, DAMLAMCA, DAMLAMAK, DAMLAMAH, DAMLALIK, DAMLACIK

Bazı kelimelerin anlamları

DAMLA

Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı. Damla biçiminde olan (ziynet). Kalbe inen inme, felç. Damlalıkla kullanılan ilaç. Çok az miktar.

DAMLAYABİLME

Damlayabilmek işi.

DAMLATILMA

Damlatılmak işi.

DAMLATILABİLMEK

Damlatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAMLAMACA

Tepesinden, kenarlarından su sızan, damlayan mağara, kaya kovuğu.

DAMLATIVERMEK

Çabucak veya ansızın damlatmak.

DAMLATABİLMEK

Damlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAMLAYIVERMEK

Ansızın damlamak.

DAMLATABİLME

Damlatabilmek işi.

DAMLAYABİLMEK

Damlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAMLATMAK

Damla damla akıtmak. Damıtmak.

DAMLATILMAK

Damlatma işi yapılmak.

DAMLATIVERME

Damlatıvermek işi.

DAMLATILABİLME

Damlatılabilmek işi.

DAMLAYIVERME

Damlayıvermek işi.

DAMLAPINAR

Adana şehri, Tuzla bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Palu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Karaman şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Konya şehrinde, Doğanbey nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında DAMLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAMLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

DEVLETLİ

Mutluluk ve refah içinde olan (kimse). Osmanlı Devleti'nde paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.

DAMLACIK

Küçük damla.

DİKİT

Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.

BABALIK

Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

DAMLAMA

Damlamak işi.

CÜBBE

Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.

DERE

Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

ÇİY

Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.

AZİZİYE

Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

ÇALIŞTAY

Bilim adamlarının ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısı.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

EBRU

Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılmış olan ve kâğıda geçirilen süs.

DİVAN

Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.

DAMLATMA

Damlatmak işi.

ÇORAK

Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).

DAMLAMAK

Damla durumunda tane tane düşmek. İçindekini damla damla akıtmak. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek.

BUHARLAŞTIRMAK

Bir sıvıyı kaynatarak buhar durumuna getirmek. Bir sıvıyı ince damlacıklar durumunda damıtmak.