Kelimeler arşivi içinde; başında "civciv" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. civciv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu civciv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde civciv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CİVCİVANASI, CİVCİVİĞARA
CİVCİVLİK
CİVCİVLİ
CİVCİVE
CİVCİV
CİVCİV
Kümes hayvanlarının yumurtadan yeni çıkmış yavrusu.
CİVCİVANASI
Yüzük parmağı.
CİVCİVLİK
Sekiz on haftalık oluncaya kadar civcivlerin bakımına ayrılan kümes.
CİVCİVİĞARA
Baştankara denilen, güzel öten bir cins kuş.
CİVCİVLİ
Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.
CİVCİVE
Bez dokuma aracının tahta makarası.
Bu bölümde tanımı içerisinde CİVCİV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KULUÇKA
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk. Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi.
PALAZ
Kaz, ördek, güvercin vb. bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu.
CIBIK
Yerli yersiz övünen. Oyunda ve işte hile yapan kişi. Yok, hayır anlamında ünlem. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv.
CİBİ
Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Oğlak.
CINGI
Odun yongası. Civciv. Cılız. Göz yaşı. Kıvılcım. Kor durumda ateş parçası, çıngı.
CINGA
Güreşçi. Civciv. Kıvılcım.
CERİK
Henüz yumurtadan çıkmış civciv. Altı kiloluk bir çeşit hububat ölçüsü. Üzüm salkımının küçük parçası. Üzüm salkımının en küçük parçası.
CÜCÜK
Tomurcuk. Soğan, marul vb. katmerli bitkilerin en iç bölümü. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Kuş yavrusu. Bir şeyin küçüğü veya onu andıran bir parçası.
CIMBILA
Tüysüz tavuk ve civciv.
CAKCAN
Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Saksağan.
CİBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Domuz yavrusu. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çevik, oynak. Göbek. Zıbın. Civciv. Hiç bir şeyi olmayan. Küçük bahçe, avlu. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek.
BÜLÜÇ
Piliç. Civciv. Serçe. Tarlakuşu.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.
FERİK
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.
BULLA
Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.
BÜLLE
Civciv.
CILLIK
Sözünün eri olmayan. Çok çabuk darılan. Bir senelik veya daha horoz. Mıncıklama, bozma. Talaş. Kara batak büyüklüğünde yaşayan bir cins kuş. Mayasız hamur ekmeği. Korku. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Bozuk, çürük, kokmuş. Kabarcık.
BÜLÜC
Civciv.
BÜLLÜ
Örtük. Oyunlarda oyun bozan mızıkçıların resmine denir: Fadime'nin büllüsünü cızdın mı?. Civciv.
BÜLÜŞ
Piliç. Civciv.