Sonu CEVAB ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cevab" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cevab ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında cevab olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cevab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CEVAB

Cevap.

  -   -   -  

Anlamında CEVAB bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CEVAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OTOİMMÜNİTE

Selftoleransın zayıflaması ya da bozulması durumunda ortaya çıkan, bağışıklık cevabının kendi antijenlerine (vücutta oluşan) karşı oluştuğu anormal bir durum. Vücudun kendi organ ve dokularındaki antijene karşı antikor oluşturması durumu. Bağışıklık hücrelerinin veya antikorların vücudun normal dokularındaki biyokimyasal belirteçleri tanımayarak âdeta onu yabancı bir unsur olarak görmesi ve onunla reaksiyona girmesi, otoimmün cevap. Konak için zararlı, bağışıklık mekanizması yönünden amacından sapmış bir reaksiyondur. Otoimmün bir hastalık oluşumuna öncülük edebilecek graves hastalığı, miyastenia gravis, romatizmal ateş, glomerulonefritis ve benzerleri durumlar.

FREUNDADJUVANI

Bağışık cevabı artırmak için kullanılan, fosfat ve alüminyum hidroksit gibi mineral tuzları, mineral yağ-su emülsiyonları gibi maddeler.

KALUBELA

İslam inancına göre, ruhlar yaratıldığında Allah'ın "Ben sizin Tanrı'nız değil miyim?" sorusuna ruhların verdikleri "evet" cevabı. Çok eski zaman.

LATENCY

Elektronik bir düzenekte ses sinyalinin gönderildiği andan ses kaynağından cevabın alındığı ana dek geçen süre.

İMMÜNOJEN

İmmün cevabı uyaran herhangi bir madde veya bağışık yanıta neden olan herhangi bir mikroorganizma. Antijen.

PERSEVERASYON

Başlangıçtaki uyartının bitmesinden sonra cevabın devam etmesi.

İNTERFERON

Hücrelerin virüslere karşı oluşturdukları özel savunma maddesi. Virüslere ya da nükleik asitlere karşı fibroblastlar tarafından oluşturulan interferon alfa (IFN alfa) ve interferon beta (IFN beta), lenfositler tarafından salgılanan interferon gama (IFN gama) gibi maddeler. IFN alfa ve IFN beta günümüzde kanser hücrelerinin büyümesine karşı ilaç olarak kullanılmaktadır. Başta viral enfeksiyon olmak üzere ve diğer mikroorganizmalara cevap olarak konak hücreleri tarafından salınan, bağışıklığın düzenlenmesinde, özellikle tümör hücrelerine karşı koymada ve doğal öldürücü hücreleri aktive etmede etkinlikleri olan doğal glikoproteinler. İnterferon alfa; çeşitli akyuvarlardan salınır, antiviral ve tümör hücrelerine karşı etkinliği olan interferonlar, interferon beta (IFN beta); fibroblastlar, epitel hücreleri ve makrofajlardan salınır, virüslere karşı etkili interferonlar, gama (IFN gama); T-lenfositlerden salınır, bağışık cevabın düzenlenmesinde rol alır.

CEVAPLANDIRILMAK

Bir şeyin cevabı, karşılığı verilmek, yanıtlandırılmak.

HAPTEN

Protein gibi antijenik bir madde ile birleşerek bağışıklık cevabı uyandıran, genellikle molekül ağırlığı 8000'den küçük olan antijenler. Tek başına immünojenik olmayan fakat antikorlarla reaksiyona girebilme yeteneğinde olan küçük molekül ağırlığında antijenler. Taşıyıcı bir proteine bağlandıktan sonra bağışık cevabı uyarabilen ancak tek başına immünojenik olmayan fakat antikorlarla reaksiyona girebilme yeteneğinde olan küçük molekül ağırlıkta antijenler.

CEVAPSIZ

Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız. Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız olarak.

AŞI

Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.

FARMAKOFOR

Bir ilaç molekülünde biyolojik etkiden sorumlu olduğu düşünülen ve hedef bölge ile en iyi şekilde etkileşerek biyolojik cevabı başlatmak için gerekli özelliklere sahip olan grup.

CEVAPLANDIRMAK

Bir şeyin cevabını, karşılığını vermek, yanıtlandırmak.

PRİON

Nükleik asit içermemesine rağmen teorik olarak hücreleri enfekte ederek çoğalma yeteneğine sahip olan, bağışıklık cevabına sebep olmayan, nükleaz, mor ötesi ve iyonize ışınlara dirençli küçük bulaşıcı protein, bulaşıcı protein etkeni, bulaşıcı protein parçacığı. İnsanlarda ve hayvanlarda skrapi, kuru, deli inek hastalığı, Crutzfeldt-Jacop adı verilen prion hastalıkları adı verilen hastalıklara sebep olurlar.

TEST

Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.

YERLEŞTİRMEK

Yerleşmesini sağlamak. Tokat, şamar vurmak. Söz veya cevabı tam sırasında söylemek. Yerine koymak.