Sonu CELİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "celik" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. Sonu celik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında celik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde celik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

İLİŞMEZCELİK, ÇÜRÜMENCELİK

11 harfli kelimeler

KESKENCELİK, KENDİNCELİK, GİZLENCELİK, BİLMEZCELİK, BELLEMCELİK, BELLENCELİK

10 harfli kelimeler

ÜSTENCELİK, ŞİRİNCELİK, ÖRGEMCELİK, ERĞENCELİK, ERGENCELİK, DÜZMECELİK, DÜĞÜNCELİK, DEMEZCELİK, BİLMECELİK, EĞLENCELİK, ÖĞRENCELİK, GÖRÜMCELİK

9 harfli kelimeler

ÜSTECELİK, PERİCELİK, FERACELİK, ÖRENCELİK, EMMİCELİK, GÖRECELİK

8 harfli kelimeler

ZEVCELİK, GÜNCELİK, EBECELİK

7 harfli kelimeler

HECELİK, İNCELİK, GECELİK, NİCELİK, ÖZCELİK, ÖNCELİK, YÜCELİK, CÜCELİK

5 harfli kelimeler

CELİK

Bazı kelimelerin anlamları

CELİK

Yavru: Şu celik kuşa bak. Moloz. Çakıl, çakıl yığını. Ufak.

KENDİNCELİK

Bir ölçek sınarının seçimi, ölçek konum ve ağırlıklarının saptanmasında, öznel ve ölçünsüz yargılara dayanma.

İLİŞMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Söylenmiyen kısmın önemli olduğunu telkin edecek şekilde bir konuya hafifçe temas ederek geçme.

BELLEMCELİK

Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.

ŞİRİNCELİK

Nişan için yapılan şerbet töreni.

ÇÜRÜMENCELİK

Oyunda puan kaybetmemek için söylenir.

ERGENCELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler. Dul bir kadının, genç bir erkekle evlendiği zaman kocasına verdiği armağan, tazminat. Dul bir kadının evlendiği genç erkeğe verdiği hediye.

DÜĞÜNCELİK

Düğün yapanlara komşuları tarafından yapılan erzak yardımı.

GİZLENCELİK

Bayramlarda ve belli günlerde giyilen güzel elbise.

BİLMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Birinin, bildiği belli olan bir şeyi, nükte yapmış olmak için, bilmez gibi davranması.

ÖRGEMCELİK

Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş.

ERĞENCELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

DÜZMECELİK

Düzmece olma durumu.

ÜSTENCELİK

Üstelik, fazladan.

BELLENCELİK

Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.

KESKENCELİK

Hız. Dikkat.

  -   -   -  

Anlamında CELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EDEP

Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.

ESNAF

Küçük sermaye ve zanaat sahibi. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Kötü yola sapmış olan kadın.

DÜZEY

Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

BİLİNMEYEN

Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

DUYGULULUK

Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.

DEĞNEK

Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

ENVANTER

Bir ticaret kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarıyla genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını, nicelikleri ve değerleriyle ayrıntılı olarak gösterme. Bu durumu gösteren çizelge. Mal ve değerlere ait döküm.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

DENKLEM

İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele. Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik.

ÇOK

Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

DEĞİŞKEN

Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

ÇITKIRILDIM

Aşırı incelik, dayanıksızlık ve çekingenlik gösteren (kimse).

BİLİNEN

Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

BOL

İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

CEBİR

Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.

BAĞINTICILIK

Görecelik.

ELEŞTİRİCİ

Bir işi bütün incelikleriyle değerlendiren. Yerli yersiz her şeyi eleştiren kimse.

AZAMİ

En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.